Arkadaşlar, kahve sohbetimizde masaya yatıracağımız konu yine transfer dedikoduları, ama bu sefer kahramanımız İlkay Gündoğan, konuya öyle bir açıklık getirmiş ki, hepimiz gülmekten sandalyeden düşeceğiz. Şimdi düşünün, adam Premier Lig'i domine etmiş, Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmış, tam bir orta saha maestrosu. Haliyle etrafındaki herkes 'Nasılsın İlkay?', 'Keyfin yerinde mi?', 'Tatil nasıl gidiyor?' diye sorar sanırsınız değil mi? Ama yok! İlkay abimiz o 'dostane' soruların çok ötesinde bir dertten muzdaripmiş meğer.
Efsane futbolcumuz İlkay, katıldığı bir röportajda öyle bir cümle kurmuş ki, durumun ciddiyetini hem esprili hem de çok net bir şekilde özetlemiş: "Bana 'Nasılsınız?'dan daha çok 'Nereye transfer olacaksın?' sorusu soruldu!" İşte bu! Düşünsenize, evden çıkıyorsun, bakkal 'Başkan, n'aptın, imza attın mı Barça'ya?' diye soruyor. Annen 'Oğlum yemek soğudu ama şu transfer işi ne oldu?' diye arıyor. Psikolojik baskı zirve yapmış! Futbol dünyası ne kadar da acımasız, insana bir 'Merhaba' bile dedirtmiyor, direkt 'Eee, o iş ne oldu?' modunda.
İşte bu bitmek bilmeyen sorguya bir son vermek, hem kendi zihnine hem de etrafındaki 'meraklılara' bir rahatlama getirmek için İlkay Gündoğan da dayanamamış, saniye düşünmeden o meşhur kararını patlatmış. Artık o soruların yerini muhtemelen 'Barça'da nasıl hissediyorsun?' ya da 'Pep'i özledin mi?' gibi 'bir tık daha az sinir bozucu' sorular almıştır diye umut ediyoruz. Valla biz bile rahatladık çocuk adına. Darısı diğer transfer dedikodularında boğulan, telefonları susmayan futbolcuların başına! Belki onlar da 'Nasılsınız?'ı unutturan kararlar alır, kim bilir?