Vay be, sezonun daha başı, piyasa yeni yeni ısınıyor, Igor Tudor hocamız yine sahalarda! Hatırlarsınız, bu sezon Juventus'ta koltuğa oturdu, 'Acaba ne kadar dayanır?' diye içimizden geçirirken, 'maşallah' dedik, 11 maçta 3 galibiyetle hemen valizleri topladı. 'Güle güle' dediler Hırvat hocaya, 'seneye görüşürüz' falan demediler, direkt kapıyı gösterdiler. Biz de sandık ki, artık biraz dinlenir, balık tutar, Hırvatistan sahillerinde falan takılır. Ama nerede! Adam durur mu hiç, kariyerinde boş zaman diye bir şey yok belli ki!
Gelgelelim asıl bombaya! Juventus'tan ayrılan Tudor'un yeni adresi herkesi şaşkına çevirdi: Tottenham! Şimdi düşünün, bu Tottenham varya, tam 'Schrödinger'in takımı' mübarek. Şampiyonlar Ligi'nde ilk 4'teler, Avrupa'nın devleriyle boy ölçüşüyorlar, ama Premier Lig'e bir bakıyorsun, düşme hattının kokusunu alıyorlar resmen! Thomas Frank'le yollarını ayırmışlar, 'bir de Tudor'u deneyelim bakalım, belki dengeyi bulur' demişler herhalde. BBC de sağ olsun, haberi uçurdu; Tudor, sezon sonuna kadar Tottenham'ın başında olacakmış. Hadi bakalım, bu cambaz ipte oynar mı oynamaz mı göreceğiz.
Yani Igor hocanın kariyerine bir baksan, pasaportunda boş sayfa kalmamış gibi! Hajduk Split, PAOK, Karabükspor, Galatasaray, Udinese, Verona, Marsilya derken, en son Juventus... Şimdi de Tottenham! Bu adam kariyer basamaklarını tırmanırken değil, resmen bungee jumping yaparkenki o inişli çıkışlı adrenalin dolu hayatı seçmiş gibi. Juventus'tan düştü, ama Tottenham'da da öyle düz bir zemine inmedi, direk Premier Lig'in düşme hattı gerilimine indi. Bizden söylemesi, Tottenham taraftarı şimdiden koltuk kemerlerini bağlasın, çünkü Igor Tudor'la macera hiç bitmez!