Arkadaşlar, bak şimdi bizim Fenerbahçe'nin yeni kiralık yıldızı Edson Alvarez var ya, tam bir trajedi, komedi karışımı hikayenin başkahramanı oldu. Adam West Ham'dan geldi gelmesine de, önce bir milli takıma gitti, orada Japonya maçında talihsiz bir sakatlık yaşadı. Yani daha sahaya çıkmadan, 'takımdan ayrı kalacak' haberleriyle gündeme oturdu. Düşünsene, yeni gelmişsin, kendini kanıtlayacaksın derken, hooop, geçmiş olsun. Klasik Fenerbahçe şanssızlığı mı desek, ne desek bilemedim vallahi.
Asıl filmin koptuğu yer neresi biliyor musunuz? Bu arkadaş meğer bizim 'Özel' Portekizlimiz Jose Mourinho için gelmiş takıma! Adam, 'Mourinho'yla çok temasım oldu, o kilit roldeydi' diye bas bas bağırıyor. Hatta eğer Mourinho gitmeseymiş, bizim Alvarez tarihe 'Jose Mourinho ile çalışan ilk Meksikalı futbolcu' olarak geçecekmiş. Tam bir hayal kurma, sonra şak diye tepetaklak olma durumu. Jose Bey de, 'Canım sıkıldı, ben gidiyorum' deyip uçağa atlayınca, Alvarez de oturup, 'duymak hoş değildi ama ağlamayacağım' demiş. E ne yapsın adamcağız, Mourinho için gelmiş, Mourinho gitmiş, otobüs biletini yakacak hali yok ya!
Bir yandan da Premier Lig'den ayrılmanın zor bir karar olduğunu belirtmiş Alvarez, 'Kariyerim, benim hikayem' falan filan diye derin felsefelere girmiş. İyi de kardeşim, Mourinho için Premier Lig'i bırakıyorsun, sonra o Mourinho gidiyor, sen de sakatlanıyorsun. Tam bir kara mizah. Şimdi bizim Alvarez, hem sakat sakat oturup iyileşmeyi bekleyecek, hem de Mourinho'suz bir Fenerbahçe macerasına 'merhaba' diyecek. Hayat işte, ne Mourinho'nun ne de sakatlığın garantisi var. Geçmiş olsun diyelim, inşallah bir an önce iyileşir de, sahada gösterir kendini de, o 'ilk Meksikalı' hikayesi bambaşka bir başarıya dönüşür.