Abiler, ablalar, canlar! Malumunuz, son zamanlarda Galatasaray'ın orta sahadaki dinamosu, o minik dev adam Lucas Torreira'nın transfer dedikoduları aldı başını gitmişti. Sanki memlekette başka dert kalmamış gibi, 'Acaba Torreira gidecek mi, kalacak mı?' diye yatak yorgan sarmıştık. Tam da Şampiyonlar Ligi'nde Atletico Madrid gibi dişli bir rakiple kapışmaya hazırlanırken, sahneye çıktı bizim Uruguaylı ve mikrofonu kaptı!
Meğersem işin aslı başkaymış! Adamın babası rahatsızlanmış, bu yüzden kafası biraz dağınıkmış. Ne yalan söyleyeyim, bu kısımdan sonra 'Allah şifa versin' falan derken, Torreira'nın asıl bombayı patlattığı yere geldik: 'Ben söylemedikçe buradayım, gidersem zaten duymuş olursunuz!' Vay arkadaş, adama bak sen! Sanki biz falcıyız da, adam bizden duymadan ne işler çevirecek! Yani anlayacağınız, Torreira bize açıkça 'şimdilik kafanızı yormayın, ayrılık haberi benden çıkacak' mesajını vermiş oldu. Bu neyin gizemi Torreira, James Bond musun mübarek?
Tabii lafı oraya getirmişken, 'hayatımı sahaya koyarım, her topa asılırım, kimse Galatasaray'dan büyük değildir' gibi klişe ama doğru cümleleri de patlattı. E, zaten ne yapacaktı ki? Sahada pijama terlik kombiniyle mi gezecekti? İşini yapacak tabii, o kadar parayı boşuna vermiyorlar. Önemli olan Galatasaray'ın hedefleriymiş, evet evet, çok doğru. Yani özetle, Torreira şimdilik bizimle; ama gözünüz kulağınız onda olsun. Eğer bir gün 'gittim' derse, şaşırmayın, 'zaten demişti' diyeceksiniz. Hadi bakalım, Atletico maçı öncesi bu "şimdilik buradayım" havası bize ne kadar yeter, onu da sahada göreceğiz!