Bizim Acun Ilıcalı yine yapacağını yapmış arkadaşlar! Hani şu televizyon dünyasının Schumacher'i var ya, Hull City'nin dümenine geçtiğinden beri zaten her transfer haberi ayrı bir şov. Ama bu seferki başka! Dünya üzerinde adını bilmeyenin kalmadığı, topa vurduğunda sanki müziğe vuran adam Ronaldinho'nun oğlu Joao Mendes'i kapmışlar. Aman tanrım! Sanki halı sahada 'Benim babam da şuydu' diyen çocukların profesyonel versiyonu sahada, Acun da 'Al sana fırsat!' demiş gibi.
Şimdi bu genç arkadaş, son olarak Burnley'den gelmiş. (Muhtemelen babasının adı sayesinde kapağı bir yerlere atmıştır, kim bilir?) 1+1 yıllık sözleşme yapmışlar. Joao Mendes de gelmiş, 'U-21 ve A takımda elimden geleni yapmak istiyorum, seviyesi önemli değil, yeter ki top oynayayım!' falan demiş. E tabii canım, kim istemez ki hem genç takımda hem de A takımda oynayıp para kazanmayı? Çok makul istekler. Futbol oynamayı sevmek de şahane bir hobi, hele de Ronaldinho'nun oğluysan, bir de soyadın 'Mendes' değil 'Ronaldinho' olsaydı tadından yenmezdi.
Kendini de 'sağ kanat veya hücum orta saha, hızlı, patlayıcı ve yaratıcı' olarak tanımlamış. Vay be, sanki bir futbolcu profili oluşturan yapay zeka yazmış gibi, hani şu her FIFA oyununda karşımıza çıkan 'potansiyelli genç' tanımı. Umarım patlayıcılığı sadece sahada olur, topu patlatmaz. Bakalım babasının o sihirli ayaklarından bir tutam da buna miras kalmış mı, yoksa sadece soyadıyla mı sahneye çıkacak? Bizim Acun abinin şov dünyasından sonra futbol dünyasına getirdiği bu 'baba-oğul' transferleri, yeni bir trend mi başlatacak, merakla bekliyoruz. Hadi bakalım, 'görünen köy kılavuz istemez' derler ama bu transferin nereye gideceğini kılavuzlar bile tahmin edemez.