Ya arkadaş, bizim Fenerbahçe yine durmuyor, otobana çıkmış son sürat gidiyor transfer piyasasında! Bırakın devre arasını falan, sanki sezon başıymış gibi coştular yine. Ortaya bir isim atıldı mı, hemen başlıyor dedikodular... Bu seferki kurban, pardon, aday Alexander Sörloth. Sabah gazetesi sağ olsun, "anlaşma tamam, detaylar cebimizde" diye basmış haberi. E tabii, Musaba'yı da yolda kaptılar Samsun'dan, ama asıl mevzu Sörloth ağabeyimiz.
Şimdi gelelim fasulyenin faydalarına: Sabah'a göre 30 yaşındaki abimizle 3 yıllık sözleşme ve sezon başında 12 milyon euro karşılığında anlaşılmış. Yani bu adam gelirse, 'yaşlı kurt' mu dersin, 'tecrübe abidesi' mi bilemiyorum ama kasadan çıkan para da az buz değil hani! Sörloth da "Benden yana sıkıntı yok, hallederiz" demiş. Eee, tabii. Sen maaşı alacaksın, Atleti de parayı... Sorun zaten hep kulüpler arasında olur, değil mi? Ne hikmetse, futbolcular hep pürüzsüzdür bu konularda.
Ama gel gör ki, asıl mesele burada patlak veriyor. Fener, "Biz bu adama 30 milyon euro bayılırız" derken, Atletico Madrid "Yok canım, siz ne ayaksınız? 35'ten aşağı olmaz!" diye diretiyor. Ya kardeşim, bu Sörloth'tan mı bahsediyoruz, altın tozuyla mı kaplayıp getiriyorsunuz adamı? Bu sezon 25 maçta 5 gol, 1 asist... Yani ligde ortalama bir santrafor istatistiği. Şimdi, Fener'in 30, Atleti'nin 35 istediği adam, gol kralı falan olsa neyse diyeceğim de, bu rakamlar neyin nesi? Sanki adamın kariyeri boyunca attığı gollerin her birine ayrı tarife biçmişler, her biri paha biçilemez goller miymiş?
Neyse, Sörloth daha önce Trabzon'da da oynamış, tadını biliyor Süper Lig'in. Villarreal'den Leipzig'e, Crystal Palace'tan Gent'e gezmedik kulüp bırakmamış sanki. Şimdi sıra Fenerbahçe'ye gelmiş. Bakalım bu "30-35 milyonluk" aşk, nasıl bir sonla bitecek. Bizim de gözümüz kulağımız bu transfer destanında. Çünkü bu paralar konuşuluyorsa, artık futbol değil, uzay mekiği falan alıyorlardır herhalde!