Ooooo, Premier Lig'de yeni sezonun ilk kurbanı belli oldu! Nottingham Forest, Nuno Espirito Santo'ya 'Güle güle, yolun açık olsun' demiş. Yani adam daha Aralık'ta takımın başına gelmişti, daha doğru düzgün koltuğu ısınmadan kapı dışarı edildi. Premier Lig'de teknik direktörlük kariyerleri evlilik programından daha kısa sürüyor vallahi, kimse kusura bakmasın. Nuno da bu sezonun o talihsiz ilk yüzü oldu, ne diyelim, açılışı o yaptı! Bu arada Portekizli abimizin CV'si de maşallah, Rio Ave'den Valencia'ya, Porto'dan Tottenham'a, hatta Al-Ittihad'a kadar gezmiş tozmuş bir futbol figürü kendisi.
Şimdi olayın komik tarafı ne? Geçen sezon adam takımı Premier Lig'de 7. yapmış, UEFA Avrupa Ligi bile kazandırmış! Vallahi billahi, bir Anadolu takımının başkanı olsa heykeli dikilirdi. Ama Premier Lig'in havası suyu farklı demek ki. Bu sezon 3 haftada 4 puanla 10. sıraya düşünce hemen ipini çektiler. Hani sanki ligin bitimine 5 hafta kalmış da küme düşme potasında gibi davrandılar. Ama işin aslı ne? Nuno, sezon öncesi 'transfer yapmadınız, bu kadro 4 kupaya yetmez' diye kulübün sahibi Marinakis'e posta koymuş. Bir de geçen sezon Leicester maçından sonra saha içinde 'sen mi büyüksün ben mi?' kavgası yaşamışlar. E şimdi patrona ters düşersen, patron da sana ters döner. Kağıt üzerinde futbolu konuşuyoruz ama arka planda hep bu 'patron-çalışan' draması dönüyor!
Yani Nuno Espirito Santo, belli ki 'patron her zaman haklıdır' kaidesini es geçmiş. Demek ki neymiş, bazen takımı Avrupa'ya bile taşısan, patronun gönlünü hoş tutacaksın. Yoksa kapıyı gösterirler, hem de sezonun ilk haftalarında, daha ortada fol yok yumurta yokken... Hadi hayırlısı, Premier Lig'in o meşhur 'teknik direktör yeme makinesi' bu sezon da tam gaz çalışmaya başladı. Bakalım sıra kime gelecek, kim bu yarışta Nuno'nun peşinden gelecek?