Arkadaşlar, bakın şimdi. UEFA Konferans Ligi'nde bizim Karadeniz Kaplanı Samsunspor, buz gibi İzlanda'ya, Breidablik denen takıma deplasmana gitti. Gittiler, oynadılar, ettiler... Sonuç mu? 2-2! Beraberlik. Ya şimdi soruyorum size, lider gidiyorsun, lider dönüyorsun, daha ne mızmızlanıyorsunuz be mübarek? Sanki İzlanda'dan Barcelona'yı yenip gelmenizi bekliyorduk.
Maç bitti, bizim aslanlar mikrofonlara koştu tabi. Yunus Emre Çift çıktı, 'Taraftarlarımızdan puan kaybı için özür dileriz,' dedi. Yavrum, ne özrü? Alt tarafı bir İzlanda takımıyla deplasmanda berabere kaldın, ligde liderliğin sağlam. Sanki Şampiyonlar Ligi finalini kaybettiniz. Sonra diyor, 'Kalan iki maçı kazanıp ilk 8'e gireceğiz.' Ee zaten liderdin, şimdi de lider kalırsın, ne var bunda şaşıracak? Mouandilmadji desen, o da sanki ülkesini kaybetmiş gibi, 'Çok iyi bir gün olmadı,' diyor. Ya tabii, deplasmanda gol atıp galip gelemedin diye kıyamet mi koptu? Adamlar resmen 'Lider olarak devam etmek istiyoruz' diyeceklerdi, biz de 'Hımm, acaba neden?' diye şaşıracaktık.
Holse kardeşimiz de sanki buz pateni olimpiyatlarında madalya kaybetmiş gibi, 'Sorumlulardan biri benim, skor üretebilmeliydim,' demiş. Aman canım, sanki tek başına sahada oynuyordun. Sanki tek başına attın o iki golü de. Ya bırakın bu işleri arkadaşlar, 10 puanla namağlup lider gidiyorsunuz. Daha ne mızmızlanıyorsunuz? Anladık, galibiyet güzel ama İzlanda deplasmanından 1 puanla dönmek de ayıplanacak bir şey değil. Şimdi kalan iki maçı da kazanırsınız, bu da liderliğin cilvesi olur, boşverin gitsin. Kupa mı geldi sandınız da yüzler düştü!