Yıllardır Mourinho'nun Fenerbahçe'den neden gittiği sır perdesiyle kaplıydı ya, hani hepimiz biliyorduk da bir türlü söylenmiyordu... İşte o sır, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'un ağzından nihayet döküldü. Seçimler yaklaşınca 'hadi bari açıklayayım da rahatlayalım' demiş olacak ki, kongre üyelerine Mourinho'yu neden yolladıklarını anlatmış. Meğersem mesele Benfica'ya elenmek değil, elenme *şekliymiş*! Vay anasını sayın seyirciler, tam da "işte sır çözüldü" derken, aslında futbolun 'estetik' kısmının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladık. "Acı bir ayrılık, kimyamız uyuyordu" diye duygusal giriş yaptıktan sonra, işin Benfica'ya elenme şekline gelmesi de, olayın ne kadar ince bir çizgi üzerinde durduğunu gösteriyor. Yani teknik direktörlükte artık sadece maç kazanmak değil, hangi pozisyonda, hangi açıdan elendiğin de önemli! Ne diyelim, Mourinho’nun başı sağolsun… Şekilsiz elenme kurbanı oldu resmen.
Başkan Koç diyor ki, "Biz Mourinho'yu getirirken defans ağırlıklı oynadığını biliyorduk ama sezon sonunda daha baskın oynamamız gerektiğini konuştuk." Eh, adamın lakabı 'Özel Olan', taktiği de genelde 'otobüs çekmek' üzerine kurulu. Sezon sonu bir anda Cruyff'a dönüşmesini beklemek de biraz naiflik olmamış mı? Neyse, asıl bomba "99 golle 99 puan bizim genetiğimiz" cümlesi. Yani Fener'in DNA'sında 'bol gollü, coşkulu futbol' varmış. Haklıdır, bu genetiğe Mourinho'nun Benfica karşısındaki o 'elenme şekli' pek uymamış. Sanki Mourinho'ya "gel bize Barcelona oynat" deyip de o "kapanan takım" Mourinho'yu görmemiş gibi bir durum var. Anlaşılan, “Hocam sen bize 99 puanı getirdin ama topu ayağımızda çok tutmadık, ortayı az kestik” falan denmiş.
Gelinen noktada bu kadronun daha iyi futbol oynayacağına inandıkları için yolları ayırmışlar. Mourinho'nun futbolu Avrupa'da iş yapar ama Türkiye'de çoğu maçı 'ezip geçmek' gerekiyormuş. E Mourinho zaten Avrupa'dan elenmişti, Türkiye'de de 'ezme' işini beceremediğine inanıldıysa, ayrılık kaçınılmazmış. Kısacası, dünya çapında bir teknik direktörü, Benfica'ya elenme 'stili' yüzünden ve Türk Ligi'nde 'ezici' futbol oynatmadığı için göndermek, olsa olsa sadece Fenerbahçe'ye yakışır bir 'özel harekat' olabilir. Kim bilir, belki de bir sonraki hoca topu havalandırırken estetik puanlamasına tabi tutulur, maç kazanmaktan önce topu potaya kaç kere değdiriyor ona bakılır!