Hah, buyurun bakalım! Milli Takımımız, 2026 Dünya Kupası Elemeleri'nde o "küçük" İspanya ile kozlarını paylaşmak için Konya'da kamp kurmuş. Malumunuz, adamlar son Avrupa şampiyonu falan, öyle elini kolunu sallayarak gelmiyorlar. Bizimkiler de "Acaba yine mi Avrupa Şampiyonu olacaklar, bari bir hazırlanalım" diye düşünmüş olmalı ki, hemen Kayacık Tesisleri'ne çökmüşler. Yani, rakip İspanya olunca, hazırlıkların da adını "mucize operasyonu" koymak farz oldu sanırım.
Montella reis de takımın başında, elinde asa, ne yapacağını düşünüyor belli ki. Gürcistan maçında sahanın tozunu attıran "kahramanlarımız" fitness salonunda "yenilenme" yaparken – yani muhtemelen protein barlarını kemirip kaslarına baktılar – diğerleri sahada topa dokunmuş. Pas, top kapma, hücum varyasyonları falan... Klasik antrenman işte, sanki İspanya'yı böyle mi yeneceğiz? Taktik oyunla bitmiş, umarım o taktikler, İspanyol pas trafiğini çözmeye ve o bitmek bilmeyen pasları bize hediye etmeye yeter. Yoksa bizim forvetler topu görmeden maçı bitirirler.
İdmana kimler mi gelmiş? Vay anasını sayın seyirciler! Konya Valisi, Emniyet Müdürü, TFF'nin başkanı, başkan vekili, genel sekreteri, hatta Konyaspor'un eski başkanı... Sanki milli takım, İspanya'yı yenmese de protokolü memnun edecekmiş gibi bir manzara. Herhalde topçulara "Aman ha, bu kadar önemli insan bizi izlerken hata yapmayın, yoksa Konya'dan çıkışınız zor olur!" diye şaka yollu telkinlerde bulunmuşlardır içlerinden. Gelenler arasında topu seven kaç kişi vardı acaba, o da ayrı konu.
Yarın da Montella ile bizim Arda, artık "uzaylı" lakabını takmaya başladığımız genç yetenek, basının karşısına çıkacakmış. Ne söylerler bilemem ama muhtemelen "İyi hazırlandık, sahada her şeyimizi vereceğiz" klasiğini dinleriz, sanki İspanya'ya karşı bu yeterli olacakmış gibi. Akşam da resmi antrenman var, ilk 15 dakikası basına açık. Yani kameralar çekerken oyuncular topa dokunacak, sonra kovalarız. Hadi bakalım, İspanya'ya karşı bol şans, bol dua ve bol "acaba top bize ne zaman gelir" merakı!