Real Madrid bu hafta yine bildiğimiz Real Madrid'liğini yapmış, LaLiga'da Valencia'yı 'Hop, otur aşağı!' dercesine 4-0'la geçmiş. Hani öyle zirve yarışı falan, Real Madrid varken kimsenin haddine değil. Tabii sahada bizim milli gururumuz Arda Güler de vardı, ilk 11'de başlamış, hatta Kylian Mbappe'nin ikinci golüne enfes bir asistle imza atmış. Ama sonra ne oldu? Real Madrid'in o malum, 'Her an her şey olabilir' draması patlak verdi! Arda ilk yarıda minik bir sakatlık yaşayınca, devre arası kulübeye geldi. İşte o an, İspanya'da yer yerinden oynadı, tansiyonlar tavan yaptı: 'Eyvah, Arda'yı mı kaybettik!'
Ama durun, o kadar panik yapmayın ey Real Madrid taraftarları! Hani Arda'nın durumu için 'deprem' falan deniyordu ya, meğerse küçücük bir 'depremcik'miş, hatta belki sadece bir 'titreşim'den ibaret! AS Gazetesi'nden gelen haberlere göre, çocukcağızın ayak bileği hafif burkulmuş, ama maç içinde bile devam etmiş. İkinci yarıya da sadece 'Aman ha, Liverpool maçı var, yorulmasın paşam!' diye tedbiren alınmış. Anlayacağınız, ortada öyle büyük bir felaket, gözyaşı falan yok. Real Madrid, Arda'yı resmen pamuklara sarıp sarmalamış; rüzgar bile değmesin diye adeta cam fanusta taşıyorlar. Neden mi? Çünkü o bir Arda Güler!
Bakmayın siz bu 'sakatlandı' haberlerine, Arda Güler bu sezon resmen Real Madrid'in jokeri olmuş durumda. Toplamda 14 maça çıkmış, 3 gol 6 asist! Yani 'çık sahaya, takımı sırtla' deseler, yapar adam. Şampiyonlar Ligi'nde zaten maçların değişmez ilk 11'i, LaLiga'da da öyle kenar bekleyeni falan değil, çoğunlukla ilk 11'de başlıyor. Yani öyle 'yedek kulübesi süslesin' diye getirilen bir genç yetenek değil, direkt katkı veren bir yıldız. Ve evet, tüm bu 'endişeye' rağmen, 4 Kasım Salı günü Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool deplasmanında sahada olacakmış. Demek ki neymiş? Real Madrid'in bu 'Arda gitti!' dramaları hep bir PR çalışması, milleti heyecanlandırma çabası. Arda sapasağlam, bomba gibi geliyor!