Arkadaşlar, ne yalan söyleyeyim, bizim A Milli Takım'ın Dünya Kupası Elemeleri başlangıcı yürekleri hoplattı, tansiyonları zirveye taşıdı. Gürcistan deplasmanında 3-2'lik bir galibiyet aldık, sağ olsun Mert Müldür ve Kerem Aktürkoğlu (iki tane!) golleri sıraladı da öyle ya da böyle kazandık. Ama maçın son yarım saati var ya, Gürcistanlılar öyle bir kenetlenmiş ki, sanırsın Brezilya karşısında Dünya Kupası finali oynuyorlardı. Vallahi biz de ekranda kahvelerimizi döke döke izledik, hoca ise çıktı TV8'e, gayet rahat bir şekilde 'futbolcularımı tebrik ederim, çok efor sarf ettiler' diye konuştu. Hocam, doğru dedin de, biz o esnada kalp krizi geçiriyorduk haberin var mıydı? Bir de Gürcistan'ı tebrik etti, 'son yarım saatteki kenetlenmeleri muazzamdı' diye. Sanki gol yiyen biz değilmişiz gibi!
Ama asıl olay Montella'nın 'polemiklere girmeyi sevmiyorum' açıklaması oldu. Ya hoca, biz bu topraklarda doğduk, büyüdük, futbolda polemik sabahtan akşama kadar ekmek su gibi tüketilir. Senin 'polemik sevmem' lafın, sanki İstanbul'da 'trafik sevmem' demek gibi bir şey. O yüzden bu kadar saf bir itiraf mıydı, yoksa ince bir gönderme miydi bilemedik. Ama devamında 'bu tarz şeyler beni güldürüyor, daha fazla çalışmam için motive ediyor' demesin mi? Helal olsun hocam! Demek ki biz burada saç baş yolarken, sen arka planda kahkahalar atıp, 'aha, yeni bir motivasyon kaynağı!' diye düşünüyormuşsun. Gerçekten, bu vurdumduymaz, rahat İtalyan ruhuna bayılıyorum! Polemiklerden beslenen bir teknik direktör, Türk futbolu için bulunmaz nimet.
Şimdi sırada İspanya maçı var. Montella, 'bu tarz maçlarda bir daha çok hırslanıyoruz' demiş. Gürcistan maçı sonrası kim hırslanmaz ki hocam, o hırs bize de geçti ekrandan. Umarım bu hırs, sahada gösterilir de, yine maçın sonunu ekranda tırnaklarımızı yiyerek izlemek zorunda kalmayız. Anlayacağınız, gülmekten yanakları ağrıyan, polemiklerden motivasyon devşiren hocamızla bakalım bu yolculuk daha nereye varacak. Biz de hem takımımızın hem de Montella'nın bu hallerine gülüp geçiyoruz artık.