Yahu arkadaş, ne maçlar ne rekorlar yaşıyoruz şu milli takımda! Dünya Kupası Elemeleri'nde Gürcistan deplasmanına gidiyoruz, sanki maçtan ziyade 'tarihi bir an' yaşanacakmış gibi bir hava var. Gürcistan maçı mı önemli, yoksa bu 'ilk' mi? Vallahi bizim memlekette ikincisi daha çok konuşulur! Malum, Uğurcan Çakır milli ara öncesi Trabzon'dan Galatasaray'a transfer oldu, şimşekleri üzerine çekti ama asıl bombayı milli takımda patlatacakmış meğer.
İşte o bomba: Uğurcan'ın Gürcistan karşısında kaleye geçmesiyle tam 27 yıl sonra! Evet, yanlış duymadınız, 27 yıl sonra A Milli Takım kalesini ilk kez bir Galatasaraylı futbolcu koruyacakmış. Şimdi diyeceksiniz ki 'Ne var bunda?' Ama bu durum, sanki kalede 'Galatasaraylı giremez' diye görünmez bir tabela asılıymış gibiydi yıllardır. En son 1998'de, yani neredeyse bir asır önce, Volkan Kilimci ağabeyimiz Arnavutluk maçında bu şerefi tatmış. Kim bilir kaçımız Volkan Kilimci'yi hatırlamaz bile, çocukluk rüyamız gibi bir şey yani!
Uğurcan'la birlikte kaleye sadece yeni bir eldiven değil, aynı zamanda 'sarı-kırmızı' bir rüzgar da gelecek. Milli takımımızın Gürcistan karşısına Uğurcan, Mert, Merih, Abdülkerim, Eren, İsmail, Hakan, Arda, Yunus, Kerem, Kenan 11'iyle çıkacağını düşünürsek, kadro gayet iyi. Ama ne yalan söyleyeyim, bu kadar yıldızın arasında bile en çok Uğurcan'ın kalede olması konuşulacak. Çünkü 27 yıl dile kolay. Neredeyse bir nesil büyüdü, milli takım kalesinde Galatasaraylı göremeden emekli oldu! Umarız bu 'ilk', kaleye sadece renk değil, aynı zamanda uğur da getirir. Yoksa bu kadar laf boşuna mı edilmiş olur?