Vay arkadaş, bu Fenerbahçe'nin hoca seçimi de tam bir pembe diziye döndü ha! Geçen gün herkes İsmail Kartal'ın koltuğa oturduğunu, hatta imza kalemini bile cebine attığını falan konuşuyordu. Hani n'oldu, davullar zurnalar çalacaktı? Meğerse bütün bu iddialar, bizim yönetim masada daha çay servisi bile yapmadan ortaya atılmış. Sanırsın 'anlaştık' dediler de, Kartal Hoca da evden valizini alıp gelmiş, kapıda bekliyormuş!
Gel gör ki, TRT Spor'dan gelen haberle bütün bu balonu patlattılar. Dediler ki, 'Yok öyle bir dünya, henüz İsmail Kartal'la anlaşma falan yok.' Bırak anlaşmayı, daha karar bile verilmemiş. Adamcağızın adı 'favori' diye geçiyor ama meğerse masada 4 isim varmış. Yani Kartal Hoca tek başına taht odasında değil, bildiğin bekleme salonunda oturuyormuş diğer adaylarla. Düşünsene, Spalletti'si, Postecoglou'su falan... Yan yana çay içiyorlar belki, 'Acaba kimi seçerler?' diye dedikodu yapıyorlar. Bir de ismi açıklanmayan gizemli bir aday varmış, herhalde bu saatten sonra Mourinho'nun ruh ikizi falan anca sürpriz yapar.
Neyse efendim, bu işin son perdesi bugün açılıyor. Yönetim kurulu toplanacakmış ve nihayet 'Evet, aradığımız kanı bulduk!' diyecekler. Bakalım İsmail Kartal'ın durumu 'anlaştık'tan 'bir ihtimal'e döndü, futbol dünyası işte böyle garip, bir bakmışsın bir anda her şey değişmiş. Umarız bu seçimin ardından Fener'de uzun soluklu, mutlu mesut bir dönem başlar da, biz de her sezon başı bu hoca arayışı dramasına ortak olmak zorunda kalmayız. Gerçi Fener bu, belli mi olur...