Haftanın geyik muhabbeti başlasın arkadaşlar! Fenerbahçe, nam-ı diğer 'Şampiyonluk her sene bizim' ekibi, Süper Lig'in 10. haftasında soluğu Gaziantep'te almış. Evet, Gaziantep FK deplasmanı... Maçın başında skor tabelasına bakıyorsun, ne görüyorsun? Koskocaman bir sıfır-sıfır! Sanki gol atmak ayıp bir şeymiş gibi, topu içeri sokmaktan imtina ediyorlar. Hakem Atilla Karaoğlan da düdüğü çalmış, 'Hadi bakalım gençler, top oynayın biraz' der gibi bir hali vardı herhalde.
Ama asıl mevzu ne biliyor musunuz? Fenerbahçe bu maça tam tekmil, zımba gibi çıkmış! Sezon boyunca sakatlıklar diz boyuydu, sanki takımın yarısı revirdeydi. Ama bak sen şu işe, bu sefer tek bir sakat bile yokmuş! Kaptan Mert Hakan Yandaş bile takıma dahil olmuş, herhalde sahaları falan özlemiştir. Jhon Duran da yedek kulübesinde, 'Bana da biraz top verin' diye can atıyormuş. Teknik direktör Tedesco da Stuttgart maçından daha fazla süre verecekmiş. Helal olsun, darısı tüm takımların başına diyelim, bu ne şans be!
Yalnız gelelim asıl 'kafa karıştıran' kısma: Kadrolara bakıyorum da, 'Bu takımlar Mars'tan mı geldi?' diye sormadan edemiyorum. Fenerbahçe'nin ilk 11'inde Ederson'lar, Semedo'lar, Skriniar'lar, hatta Asensio'lar, Nene'ler ve Kerem Aktürkoğlu'lar var... Vallahi benim bildiğim Fenerbahçe kadrosunda böyle isimler yoktu, ya ben çok yaşlandım ya da transferleri uykumda kaçırdım! Gaziantep FK da geri kalmamış, onların da ilk 11'i sanki FIFA Street takımından fırlamış gibi. İrfan Can Kahveci ve Cenk Tosun ise kadroda yokmuş. Onları niye dışarıda bırakmışlar, acaba bu 'yeni nesil kadroya' uyamadılar mı, yoksa başka bir gezegene mi transfer oldular, bilemiyorum. Belki de bu takım, bambaşka bir paralel evrenden gelip Süper Lig'e misafir olmuştur, kim bilir!