Arkadaşlar, toplanın! Gündemimizde yine o hiç bitmeyen aşk hikayesi var: Juventus ve UEFA. Anlaşılan o ki, Torino ekibi yine defterleri karıştırmış, UEFA da 'hop hemşerim, o paralar nereye gitti?' diye kapıya dayanmış. FFP (Finansal Fair Play) denen bir kriter varmış, bizimkiler de sanki ilk defa duyuyorlarmış gibi davranıyorlar. Gencecik, pırıl pırıl Kenan Yıldız takımın en önemli oyuncularından biri olmuş, adam sahanın yıldızı ama kulübün mali defterleri yıldızlara karışmış durumda. Yazık değil mi bu çocuğa, gencecik yaşta bu karmaşanın ortasında kalıyor!
UEFA, son mali raporlarda 'usulsüzlük' diye adlandırdığı, bizim de halk dilinde 'yaratıcı muhasebe' dediğimiz şeyleri tespit etmiş. Yani anlayacağınız, gelir-gider dengesi birazcık... nasıl diyelim... 'esnetilmiş'. Sanki muhasebecileri piyonları gibi oynatmışlar, neyse! Şimdi soruşturma açmışlar, 'şeffaflık' ilkesini ihlal etmişler mi, etmemişler mi diye didik didik edecekler. Bildiğiniz gibi, İtalyan futbolunda bu tarz 'muhasebe sihirbazlıkları'na pek yabancı değiliz.
Peki şimdi ne olacak? Juventus'u yine ya yüklü bir para cezası bekliyor ya da düşük bir ihtimal de olsa Avrupa kupalarından men edilebilirler. Gerçi men işi biraz zor, 'o kadar da değil canım, ayıp olur' derler herhalde. Ama asıl bomba ne biliyor musunuz? Bu soruşturmanın nihai kararı 2026'nın baharında açıklanacakmış! O zamana kadar Kenan Yıldız milli takımın kaptanı olur, Juventus Şampiyonlar Ligi'ni alır falan, kim bilir!
Yani anlayacağınız, yine bir Juventus klasiği... Sahada futbol oynarken, masada da sürekli yeni bir drama. Kenan Yıldız'ın da muhtemelen 'ben ne ara bu işlere bulaştım' diye düşündüğü bir dönem. Bakalım bu 'mali sirk' nasıl bitecek. Takipteyiz!