Arkadaşlar, bakın şimdi bomba gibi bir haberle geldim size. Hani İsmail Kartal hocamız ocak ayında gitmişti ya İran'a, Persepolis'in başına geçmişti... Hah, o maceranın sonuna gelmişiz bile! Adam daha koltuğa tam ısınamadan, İran'ın o meşhur çayını bile tam içemeden 'Ben kaçar!' demiş. Helal olsun Kartal, hızlı girdi hızlı çıktı, bravo.
Efendim, resmi açıklama 'ailevi sorunlar' diyor. Vallahi billahi biz de yedik! Ocak ayında tek başına mı gitti bu adam İran'a? Aile o zaman yok muydu? Yoksa İran'da aile hekimleri yetersiz mi geldi? Demek ki 'ailevi sorunlar' dediğin bazen 'gitmek istediğin yer burası değilmiş, benim ailem evde baklava börek bekler' demek oluyor. Belli ki hoca, 'Benimkiler İran pilavı yemez' diyerek erken pes etmiş.
Tabii Persepolis de boş durur mu? Hemen CEO Reza Darvish'i salmışlar Kartal'ın peşine, 'Gel bakalım İsmail, şu sözleşmeyi bir halledelim, senin koltuk soğumadan yenisini bulacağız' diye. Belli ki İran da bu durumu beklemiyormuş. Şimdi de hemen yeni hoca arayışına girmişler, Branko Ivankovic ve Osmar Loss isimleri konuşuluyormuş. Yani Kartal'ın oturduğu sandalye daha soğumadan, yenisi hazır. Futbol dünyası acımasız beyler, bugün varsın yarın yoksun; hele bir de ailenin 'İran'da ne işin var babacım' diye baskısı varsa!