SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
Fenerbahçe, Göztepe karşısında sahadan 2-1'lik yenilgiyle ayrıldı. Sarı lacivertlilerde yönetim kurulu bu mağlubiyetin ardından bir araya geldi. Şimdi bütün camia toplantıdan çıkacak tamam mı devam mı mesajını bekliyor.
Fenerbahçe'de yönetim toplantısı artık hava durumu sunumu gibi bir rutin haline geldi. Bulutlu, zaman zaman gök gürültülü, akşam saatlerinde sosyal medyada sağanak istifa talebi bekleniyor. Fark şu ki meteoroloji bazen yanılıyor, Fenerbahçe taraftarı yanılmıyor; ona göre her pazartesi hava hep kapalı. Göztepe maçı da bu haftanın fırtına uyarısıydı, şemsiyesi olan yine de ıslandı.
Bu durumu evde kombinin arızalanmasına benzetebiliriz. Dışarısı İzmir gibi güzel, içeride Fenerbahçe evinde buz kesiyor. Evin babası peteklere vuruyor, vanaları kontrol ediyor, olmadı kombiyi kapatıp açıyor. Yönetim toplantısı da aslında Türk usulü kapatıp açma yöntemidir. Fiși çekelim bakalım düzelecek mi diye bekliyor herkes. Fark, kombici çağırdığında en azından eve sıcak su geliyor.
İşin Göztepe tarafı ayrı bir keyifli. İzmir'de 2-1 kazanıyorsun ve bir anda Türkiye'nin gündemine oturuyorsun. Ne yaptın? Üç direk arası topu iki kere içeri attın. Ama karşıda Fenerbahçe olunca olay büyüyor, sanki boyoz yiyerek Şampiyonlar Ligi kazanmışsın gibi anlatılıyor. Göztepeli taraftar da haklı olarak böbürleniyor. Yıllarca kimse sormamış, şimdi herkes Göztepe'nin kadrosunu ezbere sayıyor.
Türk futbolunun en sevdiği soru yine masada: Tamam mı devam mı? Sanki evlilik programındaki son karar anı. Bir yanda yılların emeği, bir yanda 2-1'lik bir akşamın öfkesi. Oysa futbol dediğin 90 dakikada değişen ruh hali, yönetim toplantısı dediğin ise o ruh halinin noter onaylı hali. Herkes kapıda bekliyor, içeriden beyaz duman mı çıkacak kara duman mı. Vatikan'da papa seçimi, Kadıköy'de sabır seçimi.
Sosyal medyadaki hali ise bambaşka bir tribün. Maç bitiyor, henüz yönetim çayları söylemeden binlerce kişi kararını vermiş oluyor. Herkesin elinde hayali bir taktik tahtası, herkesin cebinde kovulacaklar ve alınacaklar listesi. Bir yenilgiyle takımın yarısını gönderip diğer yarısını kaptan yapan bir kitleyiz. Göztepe'ye 2-1 yenilmek elbette can sıkıcı, ama timeline'a bakarsan sanki takım kümeye düştü, tesislere kilit vuruldu.
Bir de o meşhur yönetim toplantısı sahnesini düşünün. Uzun masa, önünde sular, herkes ciddi. Konuşulan şey aslında hepimizin evde konuştuğu şey: Neden gol yedik, neden atamadık, bu iş nereye gidiyor. Tek fark biz bunu çekirdek çitlerken söylüyoruz, onlar takım elbiseyle. Haliyle ciddiye alınıyor. Oysa dert aynı dert. Türk futbolunda çözüm önerisi de standarttır: Biraz sabır, biraz zaman, biraz da şans. Ve bolca toplantı.
Sonuçta Fenerbahçe'de yine bildiğimiz film oynuyor: Göztepe'ye 2-1'lik bir mağlubiyet, ardından toplanan bir yönetim, ardından kilitlenen bir camia. Ne ilk ne son. Yarın bir maç kazanılır, aynı toplantı bu kez birlik beraberlik fotoğrafıyla servis edilir. O yüzden tamam mı devam mı sorusunun cevabı aslında sahada değil, tribünde gizli. Taraftarın kalbi küs ama kombiyi tamamen kapatmaya da eli varmıyor. Biraz kızgın, biraz umutlu, tamamen Fenerbahçeli bir bekleyiş işte.
