Papara Park'ta 2-0'lık Terapi: Trabzonspor Kazandı, Şampiyonluk Kelimesi Yine Karanlıkta Bırakıldı

Yayın Tarihi: 02.11.2026 09:12
Ana Sayfa Haberler Papara Park'ta 2-0'lık Terapi: Trabzonspor Kazandı, Şampiyonluk Kelimesi Yine Karanlıkta Bırakıldı

SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.

Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında Trabzonspor ile Gaziantep FK, Papara Park'ta karşı karşıya geldi. Bordo-mavili ekip, taraftarı önünde oynadığı mücadeleyi 2-0 kazanarak üç puanın sahibi oldu.

Papara Park yine o bildik pazar kahvaltısı kalabalığı gibiydi. Herkes tok gelmiş ama yine de bir şeyler atıştırma isteğinde. Maç başlamadan beş dakika önce herkes teknik direktör, onuncu dakikada herkes kondisyoner, yirminci dakikada herkes falcıya dönüştü. Trabzon'da futbol izlemek değil, futbolu hep birlikte yönetmek esastır. Düdük çalmasa bile tribün kendi maçını çoktan oynamış oluyor.

2-0 öyle bir skordur ki ne tam ziyafettir ne diyet yemeği. Birinci gol sevinciyle ikinci gol arasındaki bekleyiş, çay demlenene kadar mutfakta volta atmaya benzer. Atarsın rahatlarsın, yemezsin gerilirsin. Trabzonspor iki golü de bulunca tribün o meşhur Karadeniz matematiğine geçti. Üç puan cepte, averaj cepte, haftaya kimle oynuyoruz, o da cepte. Huzur dediğin zaten doksan dakika artı uzatmalardır.

Asıl eğlence ise golden sonra başlıyor. Şampiyonluk kelimesi Trabzon'da yüksek voltajlı prize parmak sokmak gibidir. Herkes bahsetmek ister ama kimse ilk dokunan olmak istemez. Biri fısıldasa yanındaki hemen düzeltir. Dur daha hafta on, nazar değer, geçen sene de böyle demiştik. Sanki şampiyonluk değil, komşunun kızına görücü gitme muhabbeti. Erken konuşursan olmaz, geç kalırsan başkası kapar.

Tribünde mutlaka o dayı vardır. Elinde çekirdek, dilinde kırk yıllık taktik. Ona göre modern futbol falan hikaye, topu ileri vuracaksın, koşacaksın, mücadele edeceksin. Gaziantep kapanınca dayı sinirlenir. Bunlar otobüsü kaleye çekmiş diye söylenir. Oysa aynı dayı trafikte çift sıra park eden minibüse de aynı cümleyi kurar. Kapalı savunma görmek Karadenizli bünyeye ters, illa dalga gelecek, illa rüzgar esecek.

Misafir takım açısından Papara Park deplasmanı, kış günü hamsi tezgahına palamutla gitmeye benzer. Niyet iyi, tezgah kalabalık, müşteri zaten tarafını seçmiş. İlk golü yiyene kadar planın var, ilk golü yedikten sonra planın da tribünle birlikte ıslanıyor. İkinci golden sonra ise yapacak tek şey kalıyor. Eve dönüş yolunda hangi mola tesisinde durulacağını tartışmak. Futbolun en demokratik anıdır, herkes susar, şoför karar verir.

Bu galibiyetin şehre etkisi de ayrı bir sosyoloji. Ertesi sabah fırında ekmek sırası daha bir neşeli, dolmuş şoförü frene daha yumuşak basar, iş yerinde Trabzonsporlu arkadaşın çayına kimse dokunmaz. 2-0, hafta sonunu kurtaran cinstendir. Ne boğazda düğümlenir ne burundan gelir. Tam kıvamında, tam ayarında. Tıpkı annenin sen gelmeden ayırdığı tencere dibi gibi, geç kalan anlamaz, erken gelen abartır.

Şimdi önümüzde upuzun bir lig var ve herkes aynı soruyu farklı tondan soruyor. Bu takım nereye kadar gider. Cevap belli değil ama Trabzonsporlunun cevabı hazır. Maç maç bakacağız. Tercümesi şudur. Hayal kuruyoruz ama kimseye söylemiyoruz. Papara Park'ta ışıklar sönene kadar bu cümleyle yaşanır. 2-0'dan sonra şampiyonluk kelimesinin etrafında dört dönmek de bu oyunun en tatlı halidir.

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış spor mizahı. Mizahi yorumlar gerçek açıklama veya yeni haber bilgisi değildir. Kaynak: A Spor

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş WhatsApp'ta Paylaş