SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
SMS Grup Efeler Ligi'nin 4. haftasında Fenerbahçe Medicana, İstanbul Büyükşehir Belediyespor deplasmanına çıktı. Maç konuk ekibin 3-1'lik üstünlüğüyle tamamlandı.
İstanbul'da İBB deplasmanına gitmek zaten başlı başına bir efor testidir. Normalde insan İBB deyince aklına su faturası, otobüs hattı, yol çalışması gelir, voleybolcuların aklına ise deplasman otobüsünde cam kenarını kapma yarışı gelir. Sarı-lacivertliler belli ki trafiği hesaba katıp erken çıkmışlar, çünkü maça bu kadar net girmek ancak E-5'i boş yakalamakla açıklanabilir.
Bu arada 3-1 voleybolda en medeni skordur. Ne rakibi süpürüp gönül kırmış olursun ne de beş sete uzatıp herkese kalp çarpıntısı yaşatırsın. Tam bir komşuya akşam oturmasına gidip hem böreği yiyip hem de kimseyi yormadan erken kalkıp eve dönme ayarı. Fenerbahçe Medicana da misafirlik adabını bilmiş, bir seti ev sahibine bırakıp gönül almış, üçünü valize koyup dönmüş.
Tribün kültüründe voleybol deplasmanı bambaşka bir evrendir. Futboldan gelen taraftar salona girince önce bir şaşırır, tezahürat ne zaman yapılır, ıslık ne zaman çalınır, top çizgide mi dışarıda mı diye etrafına bakar. Sonra bir bakmışsın elinde kağıt fikstürle libero ile smaçörün farkını tartışıyor. Hele skor 1-1'e gelince salondaki o tedirgin sessizlik yok mu, sanki hep birlikte kredi kartı ekstresi açmış gibi bir iç çekiş duyulur.
Aslında Efeler Ligi'nin dördüncü haftası da tam o kıvamdadır. Ligin başındaki çaylak heyecanı geçmiş, sonundaki şampiyonluk hesapları henüz başlamamıştır. Herkes birbirini tartar, hocalar not alır, taraftar hâlâ formayı yeni yıkatmış gibi heyecanlıdır. Bu dönemde deplasmanda 3-1 kazanmak, pazartesi sabahı kimse uyanmadan mutfağı toplayıp bulaşıkları yıkamış gibi tertemiz bir iştir, kimse görmez ama bilen bilir.
İşin bir de isim meselesi var. Bir tarafta belediye ciddiyetiyle İstanbul Büyükşehir Belediyespor, diğer tarafta reçete ciddiyetiyle Fenerbahçe Medicana. Maç anons edilirken insan ister istemez kendini belediye veznesiyle özel hastane arasında kalmış gibi hissediyor. Biri sana sıra numarası verecek gibi duruyor, diğeri geçmiş olsun deyip üç puanı yazacak gibi. Nitekim öyle de olmuş.
Emin olun maç sonu soyunma odası muhabbeti de son derece İstanbulludur. Destansı konuşmalardan çok dönüşte köprü trafiği var mı, servis hangi yoldan gidecek, vapur yetişir mi gibi konular konuşulmuştur. Çünkü bu şehirde galibiyet sevinci bile trafik raporuyla bölünür. Üç set cepte, gerisi navigasyonun insafına kalmış.
Sonuçta Fenerbahçe Medicana deplasmandan istediğini alıp gitti, ev sahibi ekip de ağırlama görevini bir setlik ikramla tamamladı. Voleybol zaten böyledir, file iki tarafı kibarca ayırır ama kazananı tartışmasız belli eder. Haftaya yine herkes işine gücüne, filesine direğine dönecek, biz de salondan çıkıp gerçek hayattaki asıl deplasmana, pazartesi sabahına hazırlanacağız.
