SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında Galatasaray, TÜMOSAN Konyaspor'u 4-0 mağlup etti. Maçın ardından El Chadille Bitshiabu mikrofonların karşısına geçti. Genç savunmacı sözlerine Okan Buruk'a teşekkür ederek başladı.
Şimdi dürüst olalım, 4-0 biten maçtan sonra konuşmak dünyanın en kolay işidir. Takım dört atmış, tribün horon teper gibi sevinmiş, istatistikler gülümserken senin yapman gereken tek şey teşekkür edip gülümsemektir. En zor deplasman sorusu bile o an yaylada çay içmek kadar huzurlu gelir. Yenik olsan her cümlen VAR incelemesine takılır, ama galipken nokta bile alkış alır.
Bitshiabu'nun teşekkürü de tam olarak böyle bir galibiyet teşekkürüydü. Hani yeni işe başlayan biri ilk maaş gününde ustasına baklava getirir ya, onun gibi. Hocası ona güvenmiş, sahaya sürmüş, o da çıkıp görevini yapmış. Teşekkür etmemek ayıp olurdu zaten. Yoksa tesiste çay ocağından imalı bakışlarla çay içmek zorunda kalırsın, herkes bilir.
Tribün açısından bakınca durum daha da komik. Galatasaray taraftarı artık 4-0'ı normal kahvaltı gibi görmeye başladı. Eskiden dört gol olunca mahallede tavuk döner dağıtılırdı, şimdi telefon ekranına bakıp golü kim atmış diye kontrol ediyorlar. Konfor alanı öyle genişledi ki yakında skor tabelasına elektrik faturası gibi bakılacak, nasıl olsa ödenir diye kimse heyecanlanmayacak.
Öte yandan Konyaspor için gece biraz uzun sürmüş olabilir. Deplasmanda dört gol yemek, misafirliğe gidip ev sahibinin en sevdiği koltuğa yanlışlıkla çay dökmeye benzer. Özür dilesen olmaz, sussan olmaz, kalkıp gitsen ayıp olur. En iyisi maç bitmeden akıllıca telefona bakıp dönüş yolunu kontrol etmektir. Konya'ya dönüş yolu bu skorla herhalde hızlı trenle bile uzun gelmiştir.
Stoper için 4-0'lık galibiyet ayrı bir lükstür. Forvetler manşeti kapar, orta saha alkışı toplar, sen arkada tertemiz kalmışsındır. Evde bulaşığı yıkayıp kimse fark etmemiş gibi bir şey. Ama bir hata yapsan bütün mahalle konuşur. Bu yüzden Bitshiabu'nun keyfi yerindeydi, düşünsene koca maçı rakibi tribünden izlemiş gibi rahat bitirmişsin. Savunma oyuncusu için bundan büyük meditasyon yok.
Okan Buruk'a teşekkür kısmı da Türk futbolunun değişmez ritüelidir. Oyuncu oynar, hoca şans verir, oyuncu teşekkür eder, hoca gençlere güveniyoruz der. Bu döngü, apartman yöneticisinin aidat toplama düzeni kadar istikrarlıdır. Bozmak istesen bozamazsın. Zaten bir stoperin hocasına teşekkür etmesi, berbere tıraş sonrası aynada kendine bakıp eline sağlık demesi kadar doğaldır, iki taraf da memnundur.
Günün sonunda tablo net, Galatasaray dört atmış, genç bir stoper sahneye çıkıp teşekkür etmiş, taraftar evine mutlu dönmüş. Ne kavga var ne dram var, Süper Lig için neredeyse inanılmaz bir akşam. Bu gidişle teşekkür faslı böyle devam ederse Okan Buruk sezon sonu plaket dükkânı açmak zorunda kalacak. Konyaspor ise umarız ilk iç saha maçında bu deplasmanı unutturur, çünkü futbolun hafızası da altın günündeki dedikodu kadar hızlıdır.
