SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında yarın sahasında Göztepe ile oynayacağı maçın hazırlıklarını tamamladı. Sarı-lacivertliler akşam saatlerinde yaptığı antrenmanla çalışmalarını noktaladı ve maç saatini beklemeye başladı.
Türk spor basınının en huzur veren kalıbı yine devrede: Hazırlıklar tamamlandı. Ne eksik ne fazla, tam kıvamında bir cümle. Tıpkı sınavdan önceki gece bütün konuları bitirdim diyen öğrenci rahatlığı gibi. İnanmak istiyorsun ama aklının bir köşesinde acaba notlar fotokopide mi kaldı sorusu dönüp duruyor.
Bir de işin akşam saatlerinde detayı var. Gündüz yapılan antrenman mesai, akşam yapılan biraz daha ciddi iştir bizim kültürde. Akşam yemeğinden sonra mahallede yürüyüşe çıkan amca ciddiyetiyle yapılmış bir son kontrol gibi düşün. Işıklar yanmış, çimler sulanmış, herkes evine dağılmadan önce son bir kez bakalım şu işe denmiş. Yarın sahada olacakların fragmanı değil, daha çok mutfakta yemeğin altını kapatıp salona geçme anı.
Bu haber tribünde bambaşka okunur. Normal insan için iki satırlık kulüp duyurusu olan metin, taraftar için fal bakma seansıdır. Hazırlıklar tamamlandıysa demek ki takım hazır, takım hazırsa demek ki biz de hazır olmalıyız, biz hazırsak demek ki çekirdek stokları kontrol edilmeli. Bir anda evdeki herkes teknik direktör, her WhatsApp grubu basın toplantısı olur. Yarın sahaya çıkacak on bir kişi, dışarıda on bir milyon teknik direktörle birlikte sahaya çıkar.
İşin bir de sahasında kısmı var ki, en sessiz huzur oradadır. Kendi evinde oynamak gibisi yok. Misafir odasını toplamışsın, çay hazır, koltuğun en rahat köşesi senin. Göztepe misafirliğe geliyor ama öyle eli boş gelen misafir değil, İzmir'den rüzgarıyla geliyor. Kadıköy'de akşam maçı atmosferini bilen bilir, mısır patlatma sesiyle düdük sesi birbirine karışır. Ev sahibi rahatlığı ile misafir ağırlama gerginliği aynı tribünde buluşur.
Üstelik takvimde 10. hafta yazıyor. Sezonun ne toy başı ne yorgun sonu, tam ara sıcak dönemi. Ne şampiyonluk şarkıları için erken, ne havlu atmak için geç. Tıpkı maaşın yattığı haftayla ay sonu arasında kalan o günler gibi, her şey mümkün. Bir galibiyetle hava bir anda bayram, bir puan kaybıyla hava bir anda pazartesi sabahı trafiği. Ligin bu haftaları böyledir, her maç küçük bir karakter testidir.
Asıl hazırlığı tamamlayanlar da aslında tribündekiler. Forma dünkü maçtan sonra yıkanmış mı, atkı nerede, bilet telefonda açıldı mı, stada giden yolun trafiği kaçta kilitlenir, köfte ekmek kuyruğu ne kadar sürer. Bunların hepsi ayrı bir idman. Futbolcular akşam antrenmanıyla bitiriyor, taraftar gece yarısı kombine cüzdan kontrolüyle bitiriyor. İki taraf da hazırız diyor, iki taraf da içten içe aynı şeyi düşünüyor: Yarın bir aksilik çıkmasa bari.
Sonuçta cümle basit, beklenti kocaman: Fenerbahçe hazırlıklarını tamamladı, Göztepe maçı bekleniyor. Bundan sonrası çimlerin, düdüğün ve tribünün işi. Hazırlık bitmiştir, bahane defteri kapanmıştır, şimdi topun canı ne isterse o olacaktır. Taraftarın tek dileği de belli, akşam antrenmanındaki o rahatlık yarın akşam da suratlarda olsun. Yoksa pazartesi kahvede hepimiz yeniden hazırlıklara başlarız.
