SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
İtalya Serie A ekiplerinden Milan, ABD'li yıldızı Christian Pulisic'in sözleşmesini 2031 yılına kadar uzattığını açıkladı. 28 yaşındaki futbolcu, 2023'ten bu yana kırmızı-siyahlı formayı giyiyor.
Takvimde 2031'i görünce önce bir durup hesap makinesine sarılmak gerekiyor. Bu, telefoncunun iki yıllık taahhüt için gözünün içine baktığı, ev sahibinin bir yıllık kirayı peşin istediği bir dünyada beş yıllık sadakat yeminidir. Normal bir insan 2031'e kadar aynı sitede oturacağına, aynı berbere gideceğine söz veremezken Milan çıkıp biz bu işi uzattık diyor.
Modern futbolda sözleşme uzatmak genelde sevgiliyle eve çıkmak gibidir. Önce bir yıl denersin, bulaşıklar lavaboda birikir, sonra ya ayrılırsın ya da mecburen ikinci yılı doldurursun. Milan ile Pulisic ilişkisi ise artık o evreyi çoktan geçmiş, birlikte kombi bakım anlaşması imzalamış, mahalledeki kedinin adında uzlaşmış çift enerjisi veriyor.
İşin bir de Amerikalı bir yıldızın Milano'da bu kadar uzun kalması boyutu var. Kahveyi karton bardakta hızlıca içen bir kültürden gelip sabahları minicik fincanda espresso yudumlayan, makarnanın sadece sos değil ciddi bir felsefe olduğunu öğrenen bir adamdan bahsediyoruz. İlk yıl turist, ikinci yıl alışmış esnaf, beşinci yıldan sonrası artık o da San Siro çıkışında trafikten şikayet eden yerli statüsündedir.
Tribün açısından bakınca bu haber ilaç gibi geldi. Çünkü taraftar dediğin canlı türü, yarın sabah teknik direktör değişecek mi, yıldız oyuncu devre arasında gidecek mi diye düşünmekten kendi evlilik yıl dönümünü unutur. Şimdi Milanlılar en azından 2031'e kadar bir köşeyi sağlama aldı. Çocuklarının okul kaydını, düğün tarihini, emeklilik hayalini bu sözleşmeye göre ayarlayabilirler, nasılsa Pulisic kırmızı siyahlılarla olacak.
2023'ten beri aynı formayı giymek de bugünün futbolunda neredeyse arkeolojik bir istikrar sayılır. Oyuncuların forma değiştirmesi artık hava durumu sunmak gibi bir şey, her sezon yeni bir şehir, yeni bir poz, yeni bir saç stili. Pulisic ise o günden beri aynı kırmızı-siyah çizgilerde ısrar ederek adeta mahalle bakkalına yıllarca sadık kalan ihtiyar amcaların saygınlığını kazanmış durumda.
Serie A'nın genel kaosu düşünüldüğünde bu uzun imza daha da komik bir kontrast yaratıyor. Ligde her hafta bir başkan sinirleniyor, bir hoca koltuğunu sallıyor, bir hakem kararı üç gün tartışılıyor. Herkes günlük yaşarken Milan'ın 2031 planı yapması, apartman yanarken ev sahibiyle 5 yıllık asansör bakım ihalesi konuşmak gibi tuhaf ama bir o kadar da sakin bir özgüven taşıyor.
Sonuçta bu uzatma sadece bir kağıt işi değil, taraftara verilen huzurlu bir uyku sözüdür. 2031 geldiğinde dünya nasıl olacak bilinmez, belki arabalar uçacak, belki ofsayt kuralı yine değişecek ama Milanlılar biliyor ki o tarihte programlarının bir satırı hazır. Pulisic varsa umut vardır, Pulisic yoksa da en azından 2031'e kadar onu konuşarak vakit geçirmiş oluruz.
