Orta Sahadan Füze, Tabelada Hüsran: Futbol Yine En Sevdiği Şakayı Yaptı

Yayın Tarihi: 29.10.2026 14:46
Ana Sayfa Haberler Orta Sahadan Füze, Tabelada Hüsran: Futbol Yine En Sevdiği Şakayı Yaptı

SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.

Ziraat Türkiye Kupası 3. turunda Bitlis 1916 forması giyen Efe Kemal Güler, Metro Holding Kayserispor karşısında orta sahadan topu filelere gönderdi. Ancak bu vuruş geçerlilik kazanmadı. Haber de klasik İşte o pozisyon finaliyle servis edildi.

Orta sahadan gol atmak futbolun loto ikramiyesidir. Halı sahada herkes hayatında en az yirmi kez dener, on dokuzunda top taç çizgisindeki kargaları ürkütür, birinde de kalecinin kafasından güneşi aldırır. Profesyonel maçta bunu denk getirmek ayrı bir seviye ister, hem cesaret hem de kalecinin biraz önde yakalanma cömertliği gerekir. Efe Kemal Güler o cömertliği bulmuş, cesareti göstermiş, top da hiç utanmadan fileye gitmiş.

Fakat futbolun sevinci kursakta bırakma departmanı her zaman mesaidedir. Golün geçerli sayılmaması tam çay bardağını doldurup da sapından kırmak gibi bir şeydir. Emek senin, vuruş senin, alkış senin ama skor tabelasında kocaman bir hiç yazıyordur. Orta sahadan atıp saydıramamak düğünde halaya en önde girip kameraların o an şarjının bitmesi gibidir, hikâye muhteşemdir kanıt geçersizdir.

Tribün kültürü açısından böyle anlar paha biçilemezdir. Gol oldu sanıp ayağa fırlayan dayı ile elini indirmeden donakalan genç arasında iki saniyelik bir zaman yolculuğu yaşanır. Biri sarılmak üzeredir, öteki çoktan ellerini başına götürmüştür. Sonra işaretler, itirazlar ve kafa karışıklığı derken herkes aynı bilge cümlede buluşur, sevinmek için biraz bekleyelim. Soğuk bir kupa akşamında ısınmanın en hızlı yolu da zaten böyle kursakta kalan sevinçlerdir, kalp bir anda kalorifer peteğine döner.

İşin bir de İşte o pozisyon kısmı var. Türk futbol haberinin en dürüst cümlesidir, ne oldu diye sorma gel kendin izle der. Pozisyonu izlersin, topun gidişini takip edersin, kalecinin çaresiz geri koşusuna üzülürsün. Sonunda ekrana bakıp boşluğa sorarsın, yani bu gol değil mi şimdi. Boşluk da cevap vermez çünkü boşluk da kural kitabını ezbere bilmiyordur. Böylece hepimiz görüntülü kararsızlık cemiyetine üye oluruz.

Kupa maçlarının ruhu da tam olarak budur. Ligde kimsenin cesaret edemeyeceği şutlar kupada çekilir çünkü kupa gecesi herkesin içinde bir belgesel kahramanı uyanır. Alt lig oyuncusu için köklü bir rakibe orta sahadan şut çekmek mahallede abilere kafa tutmak gibidir, tutarsa efsane olursun tutmazsa da zaten denemiş olursun. Efe Kemal Güler denemiş ve topu da içeri göndermiş, futbolun geri kalan prosedür kısmı ise o gece biraz fazla evrakçı davranmış.

Bir de topun havada süzülme anı vardır, futbolun en demokratik beş saniyesidir. O sırada herkes eşittir, forvet de eşittir, yedek kulübesindeki malzemeci de, evde çekirdek çitleyen taraftar da. Herkes aynı şeyi düşünür, gidiyor mu acaba. Top fileye değdiği anda o beş saniye sonsuzluğa bağlanır, sonra geçersiz kararı gelir ve sonsuzluğun fişi çekilmiş gibi söner. Geriye sadece keşke sayılsaydı ile başlayan ve sabaha kadar bitmeyen cümleler kalır.

Yıllar sonra bu pozisyon muhtemelen kahvehane muhabbetine dönüşecek. Biri ben oradaydım diyecek, öteki ben televizyonda gördüm diyecek, üçüncüsü de abartıp kendi ceza sahasından attı diyecek. Gerçekliğin detayları zamanla buharlaşacak ama hikâyenin çekirdeği kalacak, bir oyuncu orta sahadan vurdu ve top ağlara gitti. Tabelanın ne yazdığını kimse hatırlamayacak ama herkes o şutun güzelliğini hatırlayacak. Futbol zaten biraz da budur, sayılmayan gollerle sayılamayacak kadar çok sevinmek.

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış spor mizahı. Mizahi yorumlar gerçek açıklama veya yeni haber bilgisi değildir. Kaynak: A Spor

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş WhatsApp'ta Paylaş