Ey ahali, duyduk duymadık demeyin! Trendyol Süper Lig'in o meşhur 4. haftası, yani Beşiktaş derbisi geliyor çattı! Fenerbahçe cephesi de boş durur mu sandınız? İsmail Hoca'nın komutasındaki sarı-lacivertliler, Can Bartu Tesisleri'nde 'Kartal' avına hazırlıklarına tam gaz başlamış. Hani bazı maçlar vardır, öncesi bile derbiden beter olur; işte tam o ayarda bir mücadele bizi bekliyor. Bizimkiler de ciddiyeti elden bırakmamış, hem de ne ciddiyet!
Antrenman dedin mi salonda 'core' mıdır, 'dayanıklılık' mıdır, artık ne varsa başlamışlar. Sanırsın Beşiktaş maçında güreş tutacaklar. Sonra doğru sahaya, ısınma, çabukluk, koordinasyon... Klasiği yani. Ardından pas çalışmalarıyla topu ayaklarında tutma gayretleri falan derken, bireysel çalışmalarla da kimin eksiği gediği varsa onu yamamaya çalışmışlar. Ama bakın asıl bombayı şimdi patlatıyorum: Bu yoğun tempoya başlamadan önce, bizim futbolculara ne verilmiş biliyor musunuz? Merkez Hakem Kurulu'ndan Anthony Taylor abimiz gelmiş, resmen bir 'UEFA Hakem Semineri' vermiş! Allah Allah, derbide hakemler mi oynayacak, bizim topçular mı? Herhalde maçta hakeme itiraz etmesinler diye önceden bir 'hakem psikolojisi' eğitimi verdiler. Yoksa Beşiktaş maçında hakeme 'Hocam, bak UEFA seminerinde böyle dememişlerdi!' diyecek halleri yok herhalde!
Neyse efendim, bu 'hem topçu hem hakem' olma yolundaki ilk adımlardan sonra, Fenerbahçe yarın da aynı eziyete devam edecekmiş. Malum, Beşiktaş derbisi öyle şakaya gelmez. Hem fiziksel hem zihinsel (özellikle o hakem seminerinden sonra) hazırlıklar tam gaz. Bakalım, bu seminerden sonra maçta sarı kart itirazları azalacak mı, yoksa 'semineri iyi dinlemedik' diye hakeme mi kızacaklar? Merakla bekliyoruz, derbiye az kaldı, heyecan dorukta!