Arkadaşlar, tutun koltuklarınıza, kahve dökülmesin! Fenerbahçe'den öyle bir kaleci transfer iddiası çıktı ki, oturduğumuz yerden kalkamadık. Hani şu bizim *Ederson* var ya, evet evet, o *Ederson*! Hani kulübede mi oturuyor, tribünde miydi, bazen antrenmanlarda mı görüyorduk, pek emin olamadığımız Ederson! Meğer Benfica'nın aklı fikri onda kalmış. 'Gel yuvana dön' diyorlar adama, ama yanında öyle bir şart koşmuşlar ki, Ederson herhalde bir an 'Ben miyim o Ederson?' diye aynaya bakmıştır.
Olay şu: Benfica'da kale mevzusu biraz karışıkmış. 10 milyon Euro'ya Shakhtar'dan aldıkları Anatoliy Trubin diye bir arkadaş varmış, Marco Silva efendi onu kesip kaleyi Samuel Soares'e emanet etmiş. E haliyle Trubin de 'Benim ne işim var burada?' diyecek, muhtemelen bavulları toplamış. İşte tam bu noktada, A Bola gazetesinin haberine göre sahneye bizim Ederson giriyor. Hani şu 2015-2017 arası Benfica altyapısında top koşturmuş, sonra A takım kalesinde pek *görev yapamamış* 33 yaşındaki Ederson. Yani bir nevi 'kurtarıcı' rolü biçiliyor ama, bir şartla...
Şart ne mi? Aha işte zurnanın zırt dediği yer burası. Abicim, bu haberde Ederson'un Fenerbahçe'den yıllık tam 12 milyon Euro kazandığı yazıyor! On iki! Şaka değil. 10 milyon Euro'ya aldıkları kaleciyi yedek bırakan Benfica'nın bu parayı vermesi mümkün mü? Portekiz gerçekleriyle bağdaşmayan bir maaşmış bu. Yani kısacası, 'Gel Ederson, gönlümüzdesin ama cebimiz boş. Maaşında öyle bir indirime gitmelisin ki, neredeyse bedavaya oynayacaksın' diyorlar. Anlayacağınız, ya Ederson bir serveti elinin tersiyle itecek, ya da Benfica 'Yok abi, bu kadar da değil' deyip başka kapıya bakacak. Vallahi ne diyeyim, Fenerbahçe bu Ederson'a 12 milyon veriyorsa, bizim de kapıya yatıp 'Bizi de alın kaleye!' diyesimiz geldi!