Arda Turan, nam-ı diğer 'Duygu Adamı', teknik direktörlük kariyerinde de boş durmuyor, yine sahneye çıktı! Şampiyonlar Ligi kura çekimi sonrası ağzından çıkanlar, 'maç yorumu'ndan çok 'anı defteri' gibiydi desek yeri. Shakhtar Donetsk'in başında Fenerbahçe ile eşleşince, Arda'dan beklenen o 'özel an' açıklamaları gecikmedi tabii. Sanırsın ki kura çekimi değil, 20 yıl sonra mezunlar buluşması ayarlanmış...
Başladı saydırmaya: 'Benim için çok duygusal birkaç maç var.' Ee zaten Arda'nın dahil olduğu her şey duygusal değil miydi? Real Madrid'le 'büyük bir rakip' olarak defalarca karşılaşmış, Fenerbahçe'yle de 'aynı rekabeti' yaşamış. Birbirlerinden kupa alıp kupa kaybetmişler. Yani aslında Arda, bu kariyerinde boş durmamış, herkesle bir yaşanmışlığı olmuş. Kim bilir, belki de Real Madrid'deki top toplayıcı çocukla bile derin bağları vardır, biz bilmiyoruzdur!
Sonra geçti kişisel bağlantılara. Inter'deki Hakan Çalhanoğlu, 'kardeşim' dediği milli takım kaptanıymış. Real Madrid'deki Arda Güler, 'ülkemizin parlak yeteneği, gururumuz'muş. Ya Arda, bu turnuva kura çekimiydi, düğün davetiyesi listesi değil! Ama olsun, ne de olsa gönüller bir! Bir de unutulmaz Demichelis faktörü var, Leipzig'in teknik direktörüymüş. Eski takım arkadaşı, 'olağanüstü profesyonel' falan filan. Yani özetle, Arda Turan'ın gözünde Şampiyonlar Ligi'nde rakip diye bir şey yok, sadece eski dostlar, kardeşler ve 'olağanüstü profesyoneller' var.
Fenerbahçe'ye gelince... Buraya ayrı parantez açtı, 'ülkemizin en büyük kulüplerinden biri, harika bir kültüre ve üst düzey oyuncularla dolu bir kadroya sahip' diye. Yani genel geçer ama içten bir övgü. Sanki 'Ya ne diyeyim, kura düştü işte, herkesle anımız var, bunlarla da var' der gibi. Belli ki Arda, bu sezon Şampiyonlar Ligi maçlarından çok, hatıralarıyla boğuşacak gibi duruyor. Biz de merakla bekliyoruz, bakalım maçtan sonra hangi anılarını tazeleyecek!