Arkadaşlar, durun bir dakika! Fenerbahçe Lyon'u elemiş, Şampiyonlar Ligi biletini kapmış... Ortalık bayram yeri, havai fişekler, konfetiler falan. Sanırsın Real Madrid'i yenip kupayı aldılar da geldiler memlekete. Eyvallah, güzel zafer, tebrikler! Yıllar sonra iki takımla birden Kupa 1'de boy göstereceğiz, bu da ayrı bir gurur kaynağı. Mübarek ramazan davulcusu gibi her maçtan sonra 'Heeeey, biz geldik!' diye bağıracağız herhalde tüm Avrupa'ya. Peki bu şampiyonluk havalarının, zafer naralarının, Lyon'u eleme fiyakasının UEFA kulüpler sıralamasına yansıması ne oldu dersiniz? İşte o kısım biraz daha 'gerçekçi' oluyor.
Neyse, fazla uzatmayalım da, o havalı 'Avrupa devi' takımların (Bayern, Arsenal, Real Madrid, PSG falan filan, bildiğiniz şeyler işte) arasında bizimkiler nerede diye bakalım. Hazır mıyız? Kemerleri bağlayın, çünkü biraz sarsılabilirsiniz. Fenerbahçe, Lyon zaferinin rüzgarıyla esiyor gürlüyor ya, 27. sıraya kurulmuş. Fena mı? Eh, fena değil. İlk 30'da olmak, 'Biz de varız!' demek için iyi. Galatasaray ise, 'Ben de buradayım!' dercesine 46. sırada. Yani Fener'den bir tık geride, ama en azından ilk 50'deyiz, gurur duyun azıcık! Birbirimizi ezmeye gerek yok, Avrupa'da omuz omuza veriyoruz (sıralamada yan yana olmasak da).
Sonra gelsin Başakşehir 92. sırada, Beşiktaş 147. sırada... Ee, bir de Samsunspor 151, Sivasspor 163, Trabzonspor da 164. sırada hemen onların arkasında duruyor. Yani anlayacağınız, bir bakmışsınız Şampiyonlar Ligi'ndeyiz, bir bakmışsınız ligden düşme hattına yakın UEFA sıralamasındayız. Bu ülke futbolunun özeti gibi biraz da; inişli çıkışlı, sürprizli, ne olacağı belli olmayan. Şaka bir yana, en azından yükseliş var. Yavaş yavaş, karınca misali, basamakları tırmanıyoruz. Bakalım seneye kaçıncı sıralardan yazacağız bu haberleri. Şampiyonlar Ligi müziği eşliğinde mi, yoksa 'Elveda Avrupa' türküsüyle mi?