Oğlum duydun mu haberi? Bizim Dominik Livakovic, hani şu geçen sene kapıları çalıp 'Fenerbahçe'de oynamak istiyorum' diye gelen, bir anda ortalıktan kaybolup Barcelona'ya gitmiş! Ben de sandım şaka falan yapıyorlar, 'Livakovic Barcelona'da' ne alaka? Ama yok, Fenerbahçe resmi sitesinden 'Kralımız yolcu' minvalinde bir açıklama patlatmış. Vallahi topçu milletinin kaderi bu işte, bir bakmışsın Kadıköy'de penaltı kurtarıyor, bir bakmışsın Camp Nou'da Messi'nin ruhuyla dans ediyor...
Fenerbahçe de klasik, 'Çubuklu forma altında verdiğin emekler için teşekkür ederiz, yolun açık olsun aslanım,' diye bir veda mesajı yayınlamış. Sanki adama kiralık bisiklet vermişler de geri almışlar gibi, o kadar samimi! Livakovic de fena kapak atmadı ha, bir sene top koşturdu İstanbul'da, baktı işler kesat, 'Ben Barça'ya gidiyorum,' dedi. Hayırdır, İspanya'da ne işin var oğlum? Kaleye mi geçecek yoksa Xavi'nin kahvesini mi yapacak, orası muamma. Ama helal olsun çocuğa, iyi yer buldu kendine.
Şimdi Fenerbahçe taraftarı bir yandan 'Yolun açık olsun' derken, diğer yandan içten içe 'Hani daha yeni gelmiştin yeğenim?' diye fısıldıyordur herhalde. Futbolun cilvesi işte! Bir bakmışsın kalede, bir bakmışsın başka bir devin yedek kulübesinde. Barça'ya da ne diyelim, hayırlı olsun. Bakalım bu 'yeni yüz' efsanevi Camp Nou'da hangi golleri çıkaracak kaleden... Ya da çıkaramayacak, kim bilir!