Efenim, Selçuk İnan hoca çıkmış kürsüye, adeta bir kahve sohbetinde gibi döktürmüş: "Sahamızda, seyircimiz önünde, taraftarımıza inşallah 3 puan hediye etmek istiyoruz." Yani diyor ki, "Beyler, evimizdeyiz, arkamızda millet var, bu 3 puanı alacağız da alacağız, bir de üzerine güzel futbol ikram edeceğiz." Klasik hoca söylemleri bunlar, bilirsiniz. Sanki 3 puanı alıp pakete sarıp tribüne yollayacak. Hadi inşallah, biz de izleriz o güzel futbolu, söz Selçuk hocam!
Tabii laf lafı açmış, hoca da döktürmüş. Amedspor'un "etkili olduğu bölgeleri biliyoruz" demiş, "az maç yapmış olsalar da etkili oyuncularını biliyoruz" diye de eklemiş. Yetmemiş, "finansal olarak da çok güçlü, istediği her oyuncuyu almış bir takım" diyerek rakibe karşı bir saygı duruşu... Ama klavyeden, belli ki. E normal, maç öncesi rakibi pohpohlamadan olmaz. Öyle ya, rakibi güçlü gösterirsen kendi galibiyetin daha değerli olur. Ama gel gör ki, bizim yeni transferler de hazır değilmiş henüz, az beraber çalışmışlar. Hoca bir yandan "geçen seneki gibi ligin en az gol yiyen takımlarından biri olalım" derken, bir yandan da "rakibin özellikle hücum oyuncuları etkili" diye topu taca atıyor gibi. Hem gol yeme hem de rakibin forveti canavar, nasıl olacak bu iş Selçuk hocam?
Bir de sakatlar var tabii, malum sezon başı. Petkovic, Jovanovic ve yeni transfer Panzo yokmuş. Ama müjde! Susoho iyileşmiş, kadroda yer alabilecekmiş. Yani, "birini aldık, üçünü verdik" gibi bir durum var ortada. Hocanın dediği gibi, sahada baskılı oyun sürdürmek, taraftar desteğiyle bu eksikleri kapatmak lazım. Bakalım bu "inşallah"lı 3 puan hediye etme operasyonu, Amedspor'un "finansal olarak güçlü ve istediği her oyuncuyu almış" kadrosuna karşı nasıl bir sonuç verecek. Merakla bekliyoruz, çaylar bizden, skor sizden!