Şimdi bak, bizim Fenerbahçe yine transfer piyasasına bir dalış yapmış. Hani Romelu Lukaku falan deniyordu, topçu mu geliyordu gitmiyor muydu belli değildi, o işler biraz rafa kalkınca, ‘Dur bi de kanat bakalım’ demişler. Ama öyle sıradan kanat değil ha! Hani şu meşhur +4 kontenjanı var ya, 23 yaş altı, böyle çiçeği burnunda, taze kan, dinamik bir şeyler lazım. Tam da bu profile uygun, takibe alınan iki isimden bahsediliyor, tabii 'ihtiyaç olması ve şartların oluşması durumunda' şeklinde, hani hep o bildik kıvrak cümleler var ya, onlarla birlikte.
Peki kimmiş bu genç delikanlılar? Bak hele bak! Biri Chelsea'den Jamie Gittens'mış. Şaşırdık mı? Asla! Fenerbahçe transfer haberlerinde 'Chelsea' kelimesini duymadan sabun köpüğü içmiş gibi hissediyor zaten. Diğeri de Bologna'dan Jonathan Rowe'muş. Hani şu bolonez sosunun vatanı olan yer var ya, işte oradan. Tabi, her zamanki gibi, 'iddia edildi', 'henüz resmi girişim yok', 'daha bakarız' tripleri de eksik değil. Sanki kulübün kapısı panayır yeri, herkes bir uğrayıp bakıyor da kimse para vermiyor gibi.
En komiği ne biliyor musun kardeşim? Deniyor ki, 'Şampiyonlar Ligi'nde lig etabına kalana kadar acele etmeyiz.' E tabi, kalırsan başka profil, kalamazsan başka profil, değil mi? Yani şimdi bu Jamie'yle Jonathan'a bakıyorlar, 'ya biz Şampiyonlar Ligi'ne gidersek bunlara kurbanlık koyun gibi bakarız, daha iyisi lazım' derler mi? Bence derler. Sanki Şampiyonlar Ligi'ne gidince direkt Messi'yle Ronaldo'nun genç ikizleri sıraya giriyor kapıda! Hadi hayırlısı diyelim, bizim Fenerbahçe'nin transfer piyasası hep bir tiyatro, biz de biletli seyirci.