Futbol dünyasında garip transfer hikayelerine alışkınızdır da, Barcelona bu sefer çıtayı biraz yükseltmiş gibi. Hani derler ya, 'önce bir çay içelim, sonra seni yolcu ederiz' diye, aynen öyle bir durum söz konusu. Kulübün kendi öz evladı, altyapıdan yetişme Marc Casado'ya 'Sözleşmeni 2028'e kadar uzatıyoruz ama sen yine de kendine takım bul' denmiş resmen. Yeni teknik direktör Hansi Flick de gelmiş, masayı yumruklamış ve 'Benim kadromda Casado mu? Asla!' demiş gibi duruyor. Çocuk şimdi ne yapsın, apar topar yeni bir adres arayışında. Garibim, tam da 'evim' dediği yerden kapı dışarı edilmiş!
Şimdi bu Marc Casado kimdir derseniz; Barcelona altyapısından gelmiş, A takımda da öyle kenarda ısınanlardan değil, tam 75 maç görmüş bir ön libero. Hani 'yeni Busquets' falan derlerdi belki bir zamanlar. Ama işte futbolda dün dündür, bugün de Hansi Flick'tir! Genç yetenek, yeni sezon hazırlıklarını takım arkadaşlarından ayrı yapıyormuş. Yani bir nevi karantinada gibi. Flick'in bu kararı ne kadar mantıklı, ne kadar 'takımın dengeleri' ile alakalı, orası bize biraz karışık geldi. Belki de Flick'in gözünde Casado'nun pozisyonu, Messi'nin sağ kanatta oynadığı kadar esnek değildir, kim bilir!
İşin en komik, biraz da 'pes artık' dedirten yanı ise, bu olayın arka planındaki Suudi Arabistan ve Cancelo bağlantısı. Meğer bizim Katalan devimiz, Joao Cancelo'nun bonservisini alabilmek için Casado'yu Al Hilal'e yollamaya çalışmış. 'Biz sana sözleşme uzattık ama sen bizim için kendini feda et evlat' misali. Ama Casado da 'Yok aga, benim kaderimle Cancelo'nun bonservisi ne alaka?' deyip resti çekmiş. Haklı çocuk, kendi kariyerini bir başkasının transferine meze mi yapsın? Şimdi hem sözleşmesi var hem de takımı yok. Tam bir 'Acil çıkış kapısı aranıyor, mümkünse kapalı olmasın' durumu. Bakalım bu film nasıl bir finalle bitecek, biz de merakla bekliyoruz.