SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
Efendim, transfer döneminin o "acaba kim gelecek, kim gidecek" kıvamındaki dedikodular denizinde, Beşiktaş'ımızın adı yine olmadık bir yerden çıktı. Tottenham'ın çalışkan orta sahası Pierre-Emile Hojbjerg'den bahsediyoruz. Hani şu, "aman Beşiktaş'a gelirse takımı şampiyon yapar" diyenlerin olduğu, Beşiktaşlıların içten içe "acaba mı?" diye hayıflandığı Hojbjerg. Neyse ki kendisi, gelen teklifleri bir bir elinin tersiyle iterek transfer piyasasının "kaçıranlar kulübü" üyeliğini pekiştirdi diyebiliriz. Gelen bilgilere göre, Kartal'ın sadece şartlarını araştırdığı bu transfer konusu, Hojbjerg'in kendi kararlarıyla bambaşka bir boyuta taşındı.
Son dakika gelişmesi bizzat Fabrizio Romano'dan geldi. Evet, o her şeyi bilen Romano, Hojbjerg'in Newcastle United'a transferinin şimdilik rafa kalktığını duyurdu. Düşünsenize, İngilizlerin "Kara Beyazlıları" (bizim Kara Kartal değil ha, Newcastle) kapıyı çalmış, parayı da hazırlamış, 'gel abicim, gel seni Premier Lig'de coşturalım' demiş. Marsilya'nın istediği bonservisi bile ödemeye hazırmışlar. Ama bizim Danimarkalı beyefendi, "yok abi, sağ ol, ben böyle iyiyim" diyerek nazını yapmış. Herhalde Beşiktaş'tan bir haber bekliyordu da gelmeyince, "bari Newcastle'ı da boşuna yormayayım" diye düşündü, kim bilir? Belli ki Hojbjerg, kendi kariyer planlamasında daha "büyük" işler peşinde ya da mevcut rahatını bozmak istemiyor.
Şimdi bu durumda akla şu geliyor: Beşiktaş için bu durum bir şans mı, yoksa kaçan bir fırsat mı? Hojbjerg geçen sezon Tottenham formasıyla öyle ahım şahım bir performans sergilememişti de hani, "kaçtı da ne kaçtı" dedirtecek cinsten değildi. Piyasa değeri 15 milyon Euro, sözleşmesi de 2028'e kadar. Yani öyle "bedavaya alalım da takıma gelsin" durumu da yoktu. Belki de Hojbjerg'in bu nazı, Beşiktaş'ın transfer bütçesine "dokunma" diyerek ince bir mesaj vermiştir. Kim bilir, belki de "beni Premier Lig'den aşağısı kesmez" dedi ve bizim Kartal'ı da bu serüvene dahil etmedi. İyi ki de etmedi diyebilir miyiz, yoksa "ah vah" mı ederiz, onu da zaman gösterecek. Ama ne olursa olsun, bir transfer dönemi de Hojbjerg hikayesiyle taçlanmış oldu.
