Vay be futbolseverler! Transfer sezonu dediğin böyle olur işte: Bir bakmışsın Romelu Lukaku MLS'in kapısından içeri girmek üzere, bir bakmışsın son dakika bir U dönüşüyle yine 'Yallah Avrupa' demiş! Hani şu transfer dedikodularında 'bitti bitti' diye diye dilimizde tüy bitirenler var ya, Lukaku'nun Atlanta macerası da tam öyle bir şey oldu. Belçikalı abimiz bavulunu hazırlamış, pasaport kontrolünden geçmek üzereyken, 'Yok ya, vazgeçtim!' deyip geri dönmüş gibi. Sanki maçın 90. dakikasında penaltıyı kaçırmış gibi bir durum yani. Fenerbahçe'nin de bu olaydan sonra sessizce bir 'oh' çektiği fısıltıları kulağımıza geliyor tabii.
Atlanta cephesi de 'E biz şimdi boş mu kaldık?' diye düşünürken, rotayı hiç vakit kaybetmeden tanıdık bir isme çevirmiş: Alvaro Morata! Evet evet, yanlış duymadınız, hani şu bir zamanlar Galatasaray formasıyla top koşturan, 'Aslan' lakabıyla anılmasa da camianın gönlünde kısa süreli bir yer edinmiş, sonra da 'Benim yolum uzun' deyip gitmişti ya... İşte o Morata şimdi yeniden Amerika kıtasının gündeminde. Lukaku'nun gelmediği yere 'Ben varım' diyen bir Morata, kaderin cilvesi diyelim mi?
Hatırlarsınız, bizim Morata o yarım sezonda 16 maçta 8 golle öyle ahım şahım bir istatistik yapmasa da, takımın Süper Lig ve Türkiye Kupası'nı kazanmasına katkıda bulunmuştu. Yani öyle bir gelip geçen bir oyuncu değildi, bir iz bırakmıştı. Şimdi bu 'Gezgin Alvaro' yine piyasada. İtalyan basınına göre Atlanta kendisiyle görüşmelere başlamış bile. Ama sadece Atlanta mı? Nerede para, nerede sıcak kumlar var; Suudi Arabistan ve Katar ekipleri de Morata'ya kancayı takmış durumda. Bakalım Morata bu sefer hangi durağa demir atacak? Belki MLS'in 'süperstar görünümlü' ligi ona daha cazip gelir, kim bilir. Yeter ki top oynasın, biz de keyifle izleyelim.