Aylardır 'Ne oluyor bu Galatasaray'da?' diye kafamızı kaşıya kaşıya buralara geldik, ama anlaşılan Dursun Başkan boş durmamış, arkadan iş çeviriyormuş! Hem de ne iş... Direkt iki tane 10 numarayı bitirmiş, hani sanki tekini beğenmezsek yedeği var gibi. Pazarlık masasında kahve mi içti, lokum mu yedirdi bilemiyoruz ama iki yıldızı resmen 'bitirme aşamasına' getirmiş. Vay be, Dursun Bey de iş biliyor hakkaten, transferde 'durgunluk' diyorduk, adam iki bombayı aynı anda patlatma eşiğine gelmiş. Taraftarın beklediği buydu da, bu kadar seçme şansı beklemiyorduk doğrusu!
E peki kim bu şanslı arkadaşlar? Bir yanda Porto'dan genç dinamik Rodrigo Mora, onu kiralık olarak kapıyormuşuz, cep yakmaz, cüzdan sevindirir. Diğer yanda ise Lokomotiv Moskova'dan Aleksey Batrakov var ki, onun için de 25 milyon Euro bonservis masaya konmuş. Aman Allah'ım! Dursun Başkan, 'Para pul önemli değil, yeter ki Okan Hoca mutlu olsun' demiş herhalde. Ya da bize mi öyle geldi, bilemiyorum. Sözcü gazetesine göreymiş bu haberler, yani öyle duyumlar almışlar, bizim Dursun Bey de 'Evet, doğrudur!' diye onaylamış sanki.
Şimdi bütün bu 'bitirilen' işlerin, harcanan paraların ve terlerin sonunda sıra kime geldi dersiniz? Tabii ki teknik direktör Okan Buruk'a! Dursun Başkan iki menüyü önüne koymuş, 'Okan Hocam, hangisini yiyeyim?' demiş resmen. Ya da 'Kısmetse Olur: 10 Numara Edition' formatında, 'Seç, beğen, al!' demiş de olabilir. Hadi bakalım Okan Hocam, şimdi işin zor. Bir yanda kiralık, uygun fiyatlı, risksiz bir tercih; diğer yanda ise 25 milyon Euro'luk devasa bir yatırım. Bu top senin! Hangi tuşa basacaksın bakalım, sarı mı kırmızı mı?