Yahu arkadaş, Maradona öleli kaç sene oldu, hâlâ bir davalar, bir masör itirafları... Sanki adamın kendisi de şaşırıyordur bu duruma, 'Ben ölmedim, gol attım!' diye çıkacak sanırsınız. Neyse, şimdi bizim efsane Diego'nun vefasıyla ilgili mahkeme devam ediyormuş. Masörü Nicolas Taffarel, sahneye çıkıp son düdüğü çalmadan önceki halleri anlatmış. Adam son iki haftasında Maradona'nın dibinden ayrılmamış, iyi ki de ayrılmamış, yoksa kim bilecekti bu acıklı komediyi?
Bizim Taffarel diyor ki, efsane bildiğin 'ödeme boğulmuş', sanki dünya kupasını kaldırırken değil de, suyu çekilmiş bir nehir yatağı gibiymiş. Yetmezmiş gibi, idrar söktürücü ilaçlarını da kendi kafasına göre bırakmış. E tabi, Maradona bu, kendi kalecisiydi, kendi doktoruydu, kendi eczacısıydı. Ve ölümünden bir gün önce, o meşhur 'Hiçbir şey istemiyorum, hepsi bu!' lafını patlatmış. Vallahi billahi biz olsak 'Bir çay, bir de peynirli poğaça!' derdik herhalde, adam son nefesinde bile minimalist takılmış. Taffarel de durmamış, doktoru Leopoldo Luque'ye 'Hocam, Diego tamamen ödemli, 26 saattir uyuyor, gelmelisin Leito!' diye mesaj yağdırmış. Ne yapsın, masör de çaresiz.
Ancak Luque denen doktorumuz, Taffarel'in endişelerini 'Sakin olun', 'Bu normal', 'Şişlik inecek' diye geçiştirmiş. Sanki halı saha maçında sakatlanan arkadaşına 'Bir şeyin yok, devam et' der gibi. Oysa Taffarel diyor ki, şişlik inmek ne kelime, her geçen gün daha da şişiyorduk! Hatta daha da komiği, Maradona'nın idrar söktürücü ilaçları kesilmiş. Bizim doktor da suçu hemen başkasına atmış: 'Swiss Medical'deki doktorlar kesti!' demiş. Ama mahkeme bir bakmış ki, Swiss Medical'den gelen doktor efendi, Diego'yu bir kere ziyaret etmiş, o da laf olsun diye herhalde, ilaç kesme kararı falan almamış. Vay anasını sayın seyirciler, tam bir Brezilya dizisi mübarek! Şimdi tabii bu durumun sorumluları, doktorundan psikiyatristine, hemşiresinden koordinatörüne kadar herkes 'olası kastla adam öldürme' suçundan yargılanıyor. Eh, ne diyelim, Maradona gibi bir efsaneye bu sonu yaşatanlar da yargının pençesinden kaçamasın diyelim. Otopsi raporunda da uyurken 'kronik kalp yetmezliğine bağlı akciğer ödemi'nden gittiği açıklanmıştı zaten. Yazık oldu, hem de çok yazık...