Şimdi efendim, futbol dünyasında transferler hep olur biter ama bazen öyle rotalar çizilir ki, insan "vay be" demekten kendini alamaz. Hani şu Beşiktaş'tan tanıdığımız, orta sahanın çalışkan ama bazen 'nerede bu çocuk?' dedirten Salih Uçan var ya? İşte o Salih, rotayı öyle bir yere kırmış ki, önce bir 'şaka mı bu?' dedim, sonra Ajansspor'dan geldiğini görünce "hassikt... pardon, hakikaten mi?" diye sormadan edemedim. Meğer bizim Salih Uçan, Beşiktaş'tan ayrıldıktan sonra yeni yuvasını bulmuş: Gençlerbirliği! Vay be, Kartal'dan kırmızı-siyahlara, tam da beklenen transfer rotası değildi hani. Başkent ekibi, belli ki "gençleri" bir araya getirmekten çok, "tecrübeleri" biriktirmeye başlamış. Kim derdi ki Salih'in bir sonraki durağı Ankara olacak!
Yanına da bir tanıdık sima eklenmiş: Fenerbahçe'nin gol yememekte bazen biraz fazla başarılı olan, yani yedek kulübesinde istikrar abidesi kesilen kalecisi İrfan Can Eğribayat. O da sanki 'Salih abi nereye sen, ben de oraya' der gibi, apar topar Başkent ekibine imza atmış. Yani atmak üzereymiş diyelim, malum o minik pürüz var ya. Salih Uçan 1 yılı opsiyonlu olmak üzere 2 yıllık bir sözleşmeye imza atacakmış, yani 'duruma göre takılırız' demiş resmen. Herkes Süper Lig devlerinden transfer beklerken, bu ikilinin rotayı Ankara'ya çevirmesi, "futbolda her an her şey olabilir" sözünün adeta canlı kanlı ispatı oldu.
Tabii bu 'bomba' transferlerin tek bir küçük engeli var: Gençlerbirliği'nin transfer yasağı. Yani önce bir kapı açılacak, sonra bu 'süper' ikili resmen kırmızı-siyahlı formayı giyecek. Düşünsene, oyuncuları almışsın ama resmiyete dökemiyorsun. Tam bir Türk filmi senaryosu! Gençlerbirliği yönetimi de "yasağı kaldırın da bari resim çektirelim" diye uğraşıyormuş. Bakalım bu "yeni heyecanlar arayanlar" kulübü Gençlerbirliği'nde ne kadar heyecan yaşayacaklar, yoksa sadece Ankara havası mı alıp dönecekler? Futbol bu, izleyip göreceğiz, ama şimdiden bu transfer çorbasına bir tutam da mizah katmış olduk.