Eyyy ahali, duyanlar duymayanlara anlatsın! Hani şu Manchester United var ya, hani o koskoca Kırmızı Şeytanlar... Geçen sene Şampiyonlar Ligi'ne kapağı attılar diye bayram ediyorduk. Meğer o bayramın faturası yeni kesilmeye başlamış, üstelik bayağı kabarmış! Bizimkiler sandı ki Devler Ligi'ne girdik mi her şey güllük gülistanlık olacak. Ama gel gör ki, o 'bonus' denen canavar, kendi evlatlarını yemek üzere pusuya yatmış meğer!
Bu bonus meselesi ne mi yaptı? Takımdaki bazı abilerin sözleşmelerinde 'Şampiyonlar Ligi'ne kalırsak maaş yüzde 25 artar' maddesi varmış. Ee, kaldılar mı? Kaldılar. Maaşlar arttı mı? Arttı. Kimler mi nasiplendi bu 'başarıdan'? Mesela Marcus Rashford! Adamın maaşı artınca, 'Gitmek isteyen varsa yolun açık olsun' diyen United, şimdi Rashford'ı göndermeye kalksa, 'Ooo, bu parayı kim verir ki?' diye kara kara düşünüyor. Hatta geçen sezon takıma katılan Andre Onana ile Mason Mount'un da maaşları tavan yapmış. Haydaaa! Hani transfer yapacaktık, hani kadroyu derinleştirecektik? Şimdi gitmek isteyenlere de 'Pardon, cebimizden çıkmıyor' demeye başladılar herhalde.
Şimdi bakıyorsun, Michael Carrick'in ekibi transfer için orta saha, stoper peşinde koşuyor ama elde avuçta para kalmamış gibi. Kulüp, 'Gitmeyenler kalsın' kafasına gelmiş durumda. Bu durum da zaten sınırlı olan transfer bütçelerini daha da eritiyor. Yani anlayacağın, ManU kendi başarısının kurbanı oldu resmen. Artık bonus sistemini baştan aşağı değiştirmişler. 'Öyle her Şampiyonlar Ligi'ne kalana zam yok arkadaş, önce bir şeyler başar, sonra bakarız' der gibi kriterler getirmişler. Ne diyelim, akıl başa sonradan gelirmiş, United da pahalı yoldan öğrenmiş oldu!