Arkadaşlar, Aziz Başkan'ın sabır taşını çatlatmışlar resmen! Geçen gün divanda 'Bu hafta forveti bitiririm' diye yiğitçe söz veren başkanımız, belli ki Serhou Guirassy'nin nazından, Dortmund'un da artistliğinden fenalık gelmiş. Yılan hikayesine dönen transfer süreci artık yılanı bile yılan etmiş, Aziz Başkan da 'Tamam arkadaş, başlarım sizin Guirassy'nize!' demiş gibi duruyor.
E tabii Aziz Başkan boş durur mu? Hemen alternatiflere yönelmiş ki, işte burada devreye 'Aaa, ben bunu bir yerden tanıyorum!' dedirtecek bir isim girmiş. Chelsea'den Nicolas Jackson... Senegalli, kanatlarda da oynar... Hani bizim efsanevi Moussa Sow vardı ya, koşmaktan ciğerleri solan, üçlü çektiren... İşte tam da onu anımsatmış. Sanki Sow'un 'benim ruh ikizim bu' diye yolladığı bir mektup gibi. Başkan da 'Eğer Sow'u geri getiremiyorsak, bari bir benzerini alalım, hasret giderelim' moduna girmiş anlaşılan.
Jackson'ı kiralık, üstüne bir de satın alma opsiyonlu istiyorlarmış, ki bu bizim bütçe dostu Başkan'ın klasiklerindendir. Chelsea de 'E bizim zaten planlarımızda yok, alın gitsin' der gibi bakmış olaya. Tam her şey güzel giderken, o malum rakam gelmiş masaya: 50 milyon Euro bonservis! Yahu arkadaş, adamı planlamıyorsun, kiralık veriyorsun, ama bonservis deyince bir anda 50 milyon Euro mu oluyor? Bizim Aziz Başkan bu rakamı duyunca, Moussa Sow'u hatırlarken bir de kalp krizi geçiriyordu az kalsın! Neyse, umarız bu Jackson macerası da Guirassy gibi 'bir varmış bir yokmuş' olmaz, biz de maçlarda 'Sow' diye bağırırken karıştırdığımız isimlerle falan uğraşmayız.