Arkadaşlar, Düzce'nin o meşhur Topuk Yaylası'nda, hani şu takımların 'kas yapıp form tutuyoruz' diye gittiği yer var ya, orada bir hazırlık maçı oynanmış. Süper Lig'in yeni esintisi Kocaelispor ile Gençlerbirliği kapışmış. Gençlerbirliği de ne yapsın, maça öyle bir gazla başlamış ki, Sekou Koita 7. dakikada fileleri havalandırınca sanırsın Şampiyonlar Ligi finali. Ama bu erken sevinçler genelde pek hayra alamet olmaz derler ya, işte tam da öyle olmuş.
Fakat Kocaelispor da 'hazırlık maçı diye bizi hafife almayın' modunda girmiş belli ki olaya. İlk yarının sonuna doğru öyle bir gaza basmışlar ki, Gençlerbirliği neye uğradığını şaşırmış. 42. dakikada Bedirhan Yıldız, arkasından 44. dakikada Tayfur Bingöl... Hop dedik! İki dakika içinde skoru 2-1'e getirip, ilk yarıyı önde kapatmışlar. Sanki maç başlamadan 'biz bu işi ilk yarıda hallederiz, ikinci yarıya kimse gelmese de olur' diye anlaşmışlar kendi aralarında, öyle bir hızla işi bitirmişler.
İkinci yarıya gelecek olursak... Hani derler ya, 'ne olduysa ilk yarıda oldu'. Vallahi hakem düdüğü çaldı, takımlar sahaya çıktı falan ama ortada gol mol yok. Sanki ilk yarıda tüm gol kotasını doldurmuşlar, ikinci yarıyı da 'çay molası uzadı galiba' modunda oynamışlar. Artık hocalar 'yorulmayın beyler' mi dedi, yoksa oyuncular 'zaten işi bitirdik, niye kendimizi kasalım' mı diye düşündü bilemiyorum. Ama maçın özeti şu: İlk yarı 2-1 bitti, maç da 2-1 bitti. Kocaelispor da galibiyet moraliyle kampını noktalamış, tesislerden ayrılmış. Anlayacağınız, işi ilk yarıda bitirip, kalan zamanı keyfe keder takılmışlar.