Ooo, bak bakayım kimler kutlama yapmış! Trabzonspor, tam 59 yıl önce yakılan meşalesini coşkuyla anmış. Başkan Ertuğrul Doğan da kürsüye çıkıp ‘Herkesin gönlü rahat olsun’ demiş, ardından da ‘çocuklarına gururla anlatacakları yarınlar için canla başla çalışıyoruz’ falan filan diye uzatmış. Vay be! Sanki bu sefer gerçekten olacak, değil mi? Ziyabey Tesisleri’nden taa parka kadar yürüyüşler, mangalar, Atatürk Anıtı falan... Resmen destansı bir kutlama olmuş. Bakalım çocuklarımıza gururla neyi anlatacağız? ‘Başkan bir zamanlar gönlümüzün rahat olacağını söylemişti’ anısını mı, yoksa bambaşka bir şeyi mi?
Başkan Doğan, bu olayı sadece bir yıl dönümü değil, ‘bir şehrin ayağa kalkışı, Anadolu’nun futboldaki büyük devrimi’ olarak nitelendirmiş. Hani sanki futbolu sadece onlar icat etmiş de Anadolu’ya getirmiş gibi... Gece gündüz çalıştıklarını, hayal denilenleri birer birer gerçeğe dönüştürdüklerini falan da eklemiş. E güzel, hangi hayaller gerçeğe dönüştü, bize de bir liste verseler de biz de gururlansak, olmaz mıydı? Yine de geleceğin çocuklara karşı en büyük sorumlulukları olduğunu unutmamışlar, iyi bari, o çocukların hâlâ hayalleri var demek ki.
Divan Kurulu Başkanı Mahmut Ören de devreye girip, ‘Trabzonspor’un büyüklüğü sadece kupalarla anlatılamaz’ demiş. Aynen abi, kupalar bazen çok can sıkıcı olabiliyor, haklısın. Ama sonra başlamış şairane bir anlatıma: ‘Mahalle aralarındaki çocukların hayali, balıkçıların duası, gurbetteki Trabzonlunun hasreti...’ Vay arkadaş, az kalsın ağlayacaktık duygudan! Haksızlık karşısında dimdik duran, emeğe inanan falan da eklemiş. E tabi, kim Trabzonspor’a haksızlık etmiş olabilir ki tarih boyunca? Sonunda çelenkler sunulmuş, kupalar sergilenmiş, anı fotoğrafları çekilmiş. Yani kısacası, bol bol söz verilmiş, bol bol duygu seli yaşanmış, ama somut olarak neyin ‘gönlümüzü rahatlatacağı’ konusu hâlâ gizemini koruyor. Bekliyoruz bakalım, o gururla anlatacağımız yarınlar hangi renklerde gelecek!