Vay arkadaş, dedikodu kazanları yine fokurdamaya başladı! Fenerbahçe'nin orta sahasının dinamosu Fred, anlaşılan Brezilya'nın güneşli sahillerine dönmek için can atıyor. Atletico Mineiro da 'gel koçum, bizde topun rengi daha bir başka' demiş, Fred de hemen atlamış oltaya. Hatta Brezilya ekibiyle her konuda anlaşmış bile bizimki. Hadi hayırlısı diyelim, ama tabii her şey bu kadar kolay değil. Futbol bu, kaprisler, paralar, bir de kapıdaki menajerler var!
Yalnız bizim Brezilyalılar biraz cimri galiba. Hani 'bizim olsun ama cebimizden çok çıkmasın' modu. Bonservis ödememek için resmen akla karayı seçmişler. O yüzden Fred'in menajeri de iki haftadır Türkiye'de karavan kurdu herhalde, sözleşme fesih pazarlığı yapıyor. İki hafta ne demek ya, ev kira parası çıkar adama! Bu arada, bizim İsmail Kartal hocamız da Fred'i son iki 'resmi' maçta (hani şu Gornik Zabrze maçları falan vardı ya, evet evet onlar) 90 dakika sahada tutmuş. Belki de 'gözüm görsün de git' demiştir içinden, kim bilir?
E şimdi bütün yollar Roma'ya değil, Aziz Yıldırım'a çıkıyor efendim. Anlaşma, menemjan, Mineiro, hepsi hikaye. Eğer Aziz Başkanımız 'Tamam, yolu açık olsun' derse, işte o zaman Fred'in Fenerbahçe macerası sona erer. Yoksa yok. Sanki tapu müdürü gibi adamın elinde her şey, tek imza, her şey değişiyor. Valla Başkan'ın bir sözüyle devirler kapanıp yenileri açılıyor, ne diyelim, gücün bu kadarı!
Yani 'bir dönemin sonu' dedikleri buymuş. Fred giderse, Fenerbahçe'de yeni bir sayfa açılır. Bakalım başkanın mührü ne zaman basılacak, merakla bekliyoruz. Biz de buraya çayımızı demledik, olayı izliyoruz, ne yapalım?