SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
Vay arkadaş, Beşiktaş transferde bildiğin Hollywood filmi çekiyor! Mohamed Salah gibi bir dünya yıldızı için bonuslarla birlikte 20 milyon euroya yaklaşan bir teklif sunmuşlar, hani bu parayla Salah'a İstanbul'un en lüks yalılarından birini alıp yanına da 50 tane kahveci bağlarsın, o derece. Ama ne gezer... Tam son düzlüğe girmişler, bir anda sahneye menajer Ramy Abbas denen abimiz çıkmış, sanki transfer değil de Tapu Kadastro Müdürlüğü'nde miras paylaşımı yapılıyor.
Abbas, önce kendi menajerlik ücretini 7.5'ten 5 milyona indirip "Bakın ben ne kadar fedakârım" pozu kesmiş, ama sonradan asıl bombayı patlatmış. Demiş ki "Mohamed'in imaj hakları ve forma satışlarından da bize pay verin!" Beşiktaş da ne yapsın, "Hacı, biz bu transferin parasını zaten o forma satışları ve reklam gelirleriyle çıkarmaya çalışıyoruz, sen şimdi oradan da pay isteyince nasıl olacak bu iş?" diye resti çekmiş. Adamın istekleri öyle bir noktaya gelmiş ki, hesaplamışlar, hedefler tutarsa neredeyse Salah'ın maaşı kadar daha para ödeyecekmiş Beşiktaş. E be kardeşim, o zaman Salah'ı Liverpool'dan alıp Beşiktaş'a mı getiriyoruz, yoksa bedavaya oynatıp üstüne para mı veriyoruz, karıştık biz de!
Şimdi Beşiktaş yönetimi, "Yeter artık, yapabileceğimiz en iyi teklifi yaptık" diyerek son bir görüşme ayarlamış. Ya transfer olacak, ya da bu komedi filminin sonu "mutlu mesut ayrıldılar" ile bitecek. Anlaşılan o ki, siyah beyazlılar masaya yumruğu vurmuş, "Ya bu deveyi güdeceksin, ya bu diyardan gideceksin" demişler. Bakalım Salah'ın menajeri, bu son rest karşısında "Tamam o zaman, en azından Boğaz manzaralı bir daire de bizim olsun" mu diyecek, yoksa akıllanıp imzayı mı attıracak? Hep birlikte göreceğiz.
