Zenit'in Rusya Ligi'ne girişi, bildiğin patates baskısı gibi oldu arkadaş! Akron deplasmanına öyle bir gittiler ki, rakip 'daha lig başlamadı mıydı ya?' diye birbirine sormuştur. İlk yarıyı 3-0 önde kapatıp maçı 5-0 bitirmek ne demek? Sanki sezonun ilk maçı değil, ligde kalma garantili hazırlık maçı. Alexander Sobolev kardeşimiz iki tane çakmış, Mantuan, Jhon Jhon da 'biz de varız' demiş. Artık Akron oyuncularının soyunma odasında 'Bir dahaki sefere daha az yeriz inşallah' diye birbirlerini teselli ettiklerini tahmin ediyorum, haklılar da yani, Zenit resmen 'buranın kralı benim' dedi ilk haftadan.
Gel gelelim bizim eski dost, Trabzon'dan Zenit'e transfer olan Felipe Augusto'ya. Adam daha ligdeki ilk maçında 'ben buraya tatil yapmaya gelmedim' dedi, ikinci yarıda oyuna girer girmez 84. dakikada golünü astı. Hani derler ya, 'havayı kokladı', Felipe de Rusya havasını koklamış belli ki, gol kokusu almış hemen. Geçen sene Trabzon'da 15 gol atıp Türkiye Kupası kaldıran 22'lik delikanlı, 'Rusya'da da gol atılıyor muymuş?' diye bir yoklama çekmiş gibi oldu. Zenit'in bu başlangıcı, ligin geri kalanına resmen 'geçmiş olsun' mesajı gibiydi, Felipe de bu mesaja kendi imzasını attı. Ne diyelim, ayağına sağlık!