Başlığı ilk gördüğümde kahvemi yudumluyordum, az kalsın monitörü banyo köpüğüyle yıkıyordum! "Sergen Yalçın, TFF 3. Lig'e imzayı attı!" yazısını görünce dedim ki, "Hocanın kariyerinde radikal dönüş mü var, yoksa gizli bir misyon mu üstlendi?" Sosyal medya da tabii ki çalkalandı. Herkes telefonlara sarılmış, "O Sergen mi, bu Sergen mi?" diye birbirine soruyor. Sanki biri "evet" dese, Ertem Şener canlı yayına bağlanıp "büyük sır perdesi aralandı" diyecekmiş gibi bir hava vardı.
Mesele meğer bambaşkaymış! Yeni Mersin İdmanyurdu, ki kendisi Nesine 3. Lig 3. Grup ekiplerinden, sportif direktörlük görevine Sergen Yalçın isimli birini getirmiş. Buraya kadar sorun yok, ama işte o "Sergen Yalçın" isminin büyüsü, milletin beynini yaktı. Açıklamada bir de Aydın Demirci altyapı koordinatörü olmuş, o kısımla kimse ilgilenmedi bile. Herkesin kafasındaki tek soru: "Acaba bizim Sergen, 'futbolu özledim, en dipten başlarım' mı dedi?" Ya da belki de "Benim ne işim var oralarda yahu!" diye içinden geçirmiştir.
Vallahi, Yeni Mersin İdmanyurdu'nun yöneticileri zekice bir iş yapmış. Bütün Türkiye'yi bir anda kendilerine baktırdılar. Reklamın iyisi kötüsü olmaz derler ya, aynen öyle. Şimdi bizim bildiğimiz Sergen Yalçın da, eminim bir yerden haberi okuyup gülümsemiştir. "Benim adıma bu kadar ilgi varsa, demek ki piyasam hala sağlam" diye düşünmüştür. Şaka bir yana, isim benzerliği bazen böyle tatlı kaoslara yol açıyor. Ama itiraf edelim, hepimiz bir an için Sergen Hoca'nın 3. Lig'de top sektirip "bu da gol değilse ben futbolu bırakırım" dediğini hayal ettik, değil mi?