Okan Hoca geçenlerde öyle bir konuştu ki, Davinson Sanchez'i sanki Galatasaray'ın tapusuna bağlamış, üstüne bir de beton dökmüştü. 'Kalır, kalamaz mı, taraftar da ister, başkan da ister, hatta Davinson'un yerinde olsam ben de kalırım. Buradaki ilgiyi başka yerde bulamaz' falan diye öyle bir romantik ahkam kesti ki, sanki futbol bu ara gönül işiyle dönüyor, parayla değil! Haydaaa, bizim Okan Hoca’nın bu kadar emin konuşmasının altından ne çıkacak diye bekliyorduk ki, altından resmen 40 milyon Euro çıktı, vallahi billahi şaka değil!
Ama ne gezer! Futbolun bu ara gönül işi değil, Suudi Arabistan işi olduğunu unuttu herhalde Okan Hoca. Davinson daha geçen hafta 'Bizimle devam edecek' diye ilan edilirken, birden ufukta Al-Ahli belirdi. Ve ne beliriş! Öyle 3-5 kuruşla değil, 'Davinson'un değeri kaç para lan?' dercesine tam 40 milyon Euro'yu gözden çıkarmışlar. Hani geçenlerde Como falan talip olmuştu, onlar olsa neyse de, Araplar olunca işin rengi değişiyor haliyle, kasaya giren paranın kokusu metrelerce öteden geliyor.
Şimdi gelelim asıl mevzuya. Okan Hoca'nın 'vazgeçilmezim' dediği, 'çimentosu' dediği, 'gözbebeği' dediği adam için kasa 40 milyon Euro görünce, acaba 'bu çimentoyu satsak kaç apartman dikeriz?' diye düşünmeye başlarlar mı? Taraftar Davinson'un kalmasını ister de, kasadaki 40 milyon Euro'ya kim hayır der ki? O kadar parayla iki tane Davinson alırsın, hatta üstüne artar bile. Bakalım bu aşk, paraya mı yenik düşecek, yoksa Okan Hoca'nın 'devam edecek' sözü hala geçerli mi? Futbol bu, her an her şey olur. Bir bakmışsın, Davinson Dubai'de deve üstünde poz veriyor, Galatasaray da kasayı doldurmuş, yeni Davinson arayışına girmiş!