Arkadaşlar, bakın bu Galatasaray'ın Can Uzun inadı bambaşka bir seviyeye geldi ha! Hani topu taca atsa bile 'onu bile nasıl gole çeviririz' diye düşünen bir ekip var ya, işte tam öyleler. Almanya'dan Eintracht Frankfurt desen, adeta kasaya 40 milyon Euro'luk bir yapışkan sürmüş, bırakmıyorlar çocuğu. Yok arkadaş, ne indirim ne bindirim, adamlar 'bu çocuk 40 eder' diye tutturdular, sanki borsa endeksi gibi yükseltiyorlar değerini. Ama Okan Hoca da taktı kafayı, 'ben bu çocuğu alırım' diyor. Sanki Can Uzun olmadan şampiyonluk gelmezmiş gibi bir hava var ortada. Valla ben de merak ediyorum, bu inat kimde bitecek?
Neyse efendim, bizimkiler de boş durur mu? 'Madem parayı peşin vermiyoruz, o zaman bir sonraki satıştan pay veririz, belki o zaman ikna olurlar' demişler. Şimdi sıkı durun: Yüzde 20 pay! Düşünsene, Can Uzun'u al, iki sene sonra sat, yüzde 20'sini de Frankfurt'a gönder. Yani sanki çocuk bizim takımda değil de, bir nevi kiralık oynuyormuş gibi, ama kirası da satıldıktan sonra ödeniyor. Resmen 'gelecekten borçlanma' modeli bu. Sanki Frankfurt'a 'ya bu çocuk ilerde çok değerlenecek, bize güvenin, şimdilik az verin' demenin kibarcası. Vallahi iş insanları falan duydu mu, 'bu nasıl ticaret' diye ders niyetine okuturlar herhalde.
Okan Hoca da çocuğu her yere uydurmuş zaten. Hem 10 numara, hem sol açık, hem de forvet! Sanki sahada 3 tane Can Uzun varmış gibi oynatacak herhalde. Maşallah, adam çocukta 'bir oyuncuda ne kadar çok pozisyon oynama yeteneği varsa o kadar iyidir' tezini ispatlamak istiyor gibi. E haklı da, geçen sezon 28 maçta 10 gol, 6 asist yapmış 20 yaşında çocuk. Rakamlar fena değil, hele bizim ligde bu tarz oyuncular altın değerinde. Şimdi bu yüzde 20 pay muhabbetine Frankfurt ne diyecek, asıl bomba orada patlayacak. Yoksa bizimkiler 'hadi başka kapıya' deyip, bir sonraki transfer bombasına mı geçecek, hep birlikte göreceğiz!