Efenim, günaydınlar, hayırlı işler! Bugün takvimler 23 Temmuz 2026'yı gösterirken, spor sayfaları bildiğiniz gibi değil, resmen bir 'Gel Bakalım Geri' filminin setine dönmüş. Hani şu Ali Koç abimizin zamanında 22 milyon euro'ya paketleyip 'Hadi güle güle' dediği oyuncu vardı ya? İşte o topçu, Aziz Yıldırım başkanımızın kargo ile geri getirme operasyonuyla yeniden gündemde! Vay arkadaş, bizim futbol piyasası da eski sevgilisinden vazgeçemeyen ergen aşıklar gibi, hep bir 'Acaba geri döner mi?' sendromunda. Koç yolluyor, Yıldırım 'Ne münasebet' deyip geri çekiyor. Tam bir komedi filmi!
Şimdi anladık ki bu transfer dedikoduları sadece 'sıcak gelişme' değil, bildiğin 'dönme dolap' gelişmeleriymiş. Beşiktaş'ından Galatasaray'ına, Trabzonspor'undan tutun tabii ki Fenerbahçe'sine kadar, herkes birilerini alıyor, birilerini satıyor ama işin komiği, sattıklarımızın peşinden geri dönüyor olması! Hani bir zamanlar 'Çok önemli bir satış yaptık' diye davul zurna çalanlar vardı, şimdi o davul zurnalar 'Hoş geldin, iyi ki geldin' marşlarına dönüşecek mi acaba? Bu transferler bazen strateji değil de, sanki 'kim daha çok eski defteri karıştıracak' yarışı gibi.
Ne diyelim, biz de her sabah kahvemizi yudumlarken 'Bugün hangi başkana 'pişmanlık' notu düşülecek' diye merak ediyoruz. Futbol yorumcusu olmak da zor iş arkadaş, her gün yeni bir 'eskiler geri döndü' hikayesi anlatmak... Bakalım bu 'geri dönüş' serisi, 2026 sezonunda şampiyonlukla mı yoksa yine 'Keşke gitseydi' nidalarıyla mı sonuçlanacak? Bekleyip göreceğiz bu tiyatroda yeni perdeleri!