Vay be, Fenerbahçe'de transfer dönemi bitmiyor, resmen "Kim geldi, kim gidecek, kimin borcunu kim ödeyecek" draması yaşanıyor. Geçtiğimiz günlerde Mason Greenwood gibi ağır topu kapınca herkes "Tamamdır, falan filan" derken, şimdi de masada N'Golo Kante gibi bir isim belirmiş. Gerçi Kante'nin Fenerbahçe'de ne işi olduğu, ne ara geldiği, hangi formayı terlettiği hala bir muamma, ama iddialar sağlam yerden gelince kulak veriyoruz tabii. Anlaşılan Fener'in bu yaz transfer stratejisi biraz farklı: "Önce bir kap, sonra bakarız!"
Şimdi gelelim asıl kahve muhabbeti tadındaki kısma: Sözcü'den gelen bomba iddiaya göre, bizim Sarı-lacivertliler N'Golo Kante'ye tam 14.5 milyon euro'luk bir imza parasının 7.5 milyon euro'luk kısmını çatır çatır ödemiş! Düşünsene, adamın hesabına 7.5 milyon euro yatmış, ama ortada Kante'li Fener forması yok. Resmen "Gelme garantisi" ya da "Gelirsen şu kadarın cebinde" operasyonu olmuş gibi. Şimdi de Fener, kalan 7 milyon euro'yu kim Kante'ye öderse, o takımın Kante'yi kapabileceğini söylüyor. Yani Fener, Kante'nin "yarı finanse" edilmiş bir versiyonunu piyasaya sürmüş, "Buyurun alın, kalanı size ait" der gibi.
Tabii ki böyle bir fırsatı Paris FC gibi uyanık bir kulüp kaçırır mı? Kante gibi bir motoru, üstelik yarısı ödenmiş şekilde almak varken, neden olmasın? Eğer Parisli abiler o kalan 7 milyon euro'yu Kante'nin hesabına yatırırsa, bizim Kante de Fenerbahçe defterini (belki hiç açmadığı defteri) kapatıp yeni bir maceraya yelken açacakmış. Fener resmen Kante için bir 'havale merkezi' gibi çalışmış; önce parayı yolla, sonra başkasına havale etme şartıyla yol ver. Vallahi, bu transfer işleri bazen bizim kahvedeki iskambil masasına dönüyor, kimin eli kimin cebinde belli değil!