Arkadaşlar, duydunuz mu? Leandro Trossard'ın transferi için bu gece 'final gibi maç' varmış! Ama öyle Şampiyonlar Ligi finali falan sanmayın ha, bildiğiniz Fransa-Belçika Dünya Kupası çeyrek finali! Güya Trossard kardeşimiz, Belçika formasıyla top koşturup ter döktükten sonra, maçın bitiş düdüğüyle birlikte Beşiktaş'a 'evet' ya da 'hayır' diyecekmiş. Sanki adamın aklında maçı kazanmaktan çok, İstanbul'da kaç daire alırım, hangi semtte yaşarım derdi varmış gibi bir hava yaratmışlar. Vallahi bu futbol dünyası bazen senaryo yazarları için hazır malzeme sunuyor.
Beşiktaş cephesi de tam gaz transferde. Kassoum'u, İlhan'ı, Doğan'ı, Nübel'i, Salih'i bir kenara not edin; şimdi de gözlerini Trossard'a dikmişler. Arsenal'le 18 milyon euroya anlaşılmış bile, yani bonservis işi cepte. Ama asıl maraton, Trossard'ın kapısında başlamış. Menajeri Dirk Hebel ile İstanbul'da buluşup, Belçikalı yıldıza yıllık 7 milyon euro maaş, üstüne de 1.5 milyon euro imza parası teklif etmişler. Yani toplamda neredeyse 8.5 milyon euro cebine girecek. Bir de menajer payı var tabii, o amca da boş geçmez. Bu kadar parayı duyunca Trossard'ın o kritik çeyrek final maçında 'acaba bir sakatlık falan yaşayıp da bu parayı kaçırmayayım' diye düşünmesi normal olur vallahi!
Şimdi tüm Beşiktaş taraftarları ve bizim gibi transfer dedikoducuları, bu geceki Fransa-Belçika maçını, sanki Trossard'ın gol atıp atmamasının kendi kaderlerini belirleyecekmiş gibi bir gerginlikle izleyecek. Maç bitince de telefonlar susmayacak, ekranlar patlayacakmış. Sanki Trossard, 'çok düşündüm, kararımı verdim' diye açıklama yapacak. Emin olun, o karar maçın skoruyla değil, muhtemelen menajerinin cebine girecek parayla daha çok ilgili olacak. Hadi bakalım, hayırlısı olsun. Beşiktaş, bu kadar para saçtıktan sonra adamdan herhalde gol kralı olmasını falan bekliyordur!